“Terbiye aklın hocası, düşüncenin de rehberidir.” J. K. Lavater (1741-1801)
Terbiye, Arapça bir kelime olup ıslah etmek, düzene koymak, idare etmek, eğitmek ve
gözetmek anlamlarına gelir. Yüce Allah’ın isimlerinden olan “Rab” ile ilgilidir. Türkçede
daha çok eğitim yoluyla amaçlanan davranışları ortaya çıkarmak anlamında kullanılır.14
Terbiye kelimesi dilimizde halen kullanılmakla birlikte, giderek bu kelimenin yerini eğitim
kelimesi almaya başlamıştır. Dilimizde bu iki kelime birçok yerde eş anlamlı olarak kulla-
nılmaktadır.
Ahlak eğitimi ise insanın beden, zihin ve ahlak bakımından geliştirilip olgunlaştırılmasına
denir. Ahlak eğitimi ilk önce ailede başlar, okul ve toplum içerisinde devam eder.15
İnsanın ahlaki özellikleri, terbiye sonucunda değişebilir. İslam ahlak anlayışında insanın
peygamberler vasıtasıyla kötülüklerden temizlenerek iyilik sahibi olacağı ifade edilmiştir.
Ayette şöyle buyrulur: “Çünkü ümmîlere (bilmeyenlere) içlerinden, kendilerine ayet-
lerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir peygamber
gönderen O’dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler.”16 Bu ayette
Peygamber öğretici (muallim) olarak da vasıflandırılmıştır. Nitekim Hz. Peygamber, “Ben
muallim olarak gönderildim.’’17 buyurmuştur.
Din ve ahlak, insanın yaratılışında var olan yüce duygulardır. İnsan, İslam ahlakının
öngördüğü terbiye ile yaratılışında var olan inanma duygusuna ve güzel ahlaka yönelmiş
10 bk. Tîn suresi, 4. ayet.
11 bk. Hicr suresi, 29. ayet.
12 Şems suresi,7-10. ayetler.
13 Fikret Karaman, İ. Karagöz; İ. Paçacı, M. Canbulat, A. Gelişgen, İ. Ural, Dinî Kavramlar Sözlüğü, s. 14.
14 Mustafa Öcal, Din Eğitimi ve Öğretiminde Metodlar, s. 23.
15 Ziya Kazıcı; Halis Ayhan, “Talim ve Terbiye”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 39, s. 515.
16 Cuma suresi, 2. ayet.
17 İbn Mâce, Sünnet, 17.
olur. Bu konuda Kur’an’ı Kerim’de şöyle
buyurulur: “(Resulüm!) Sen yüzünü hanif
olarak dine çevir. Allah’ın yaratışında
değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur;
fakat insanların çoğu bilmezler.”18
Ahlakın güzelleşmesi, iyi bir karakter eği-
timi ile mümkün olur. Bu bir anda olup bi-
tecek bir iş değildir. Karakterin oluşması
yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu
anlamda Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ahlakın
güzelleşmesi ile ilgili duası şöyledir: “Al-
lah’ım, dış görünüşümü güzel yarattığın
gibi ahlakımı da güzelleştir.”19
Sağlam bir karakter oluşturmak için, önce
insanın doğru bir inanç sistemine sahip ol-
ması gerekir. İnanç sistemine uygun bir ya-
şantı, insanın iradesini güçlendirmesiyle
olur. Bunu da iman ve ibadet esaslarıyla
gerçekleştirir.
“Her doğan İslam fıtratı üzere doğar...”
(Buhârî, Cenâiz, 92.)
Yukarıdaki hadisi okuyarak yaradılış ve ahlak açısından düşüncelerinizi
arkadaşlarınızla paylaşınız.
İslam’a göre iman; kişiyi ahlaki güzellikle-
re yönelten ve onu kötülüklerden alıkoyan
dinamik bir kuvvettir. İman esasları, insan
ruhunu temizlediği gibi, insanda Allah kor-
kusu ve bilinci oluşturur.
İslam’a göre ibadetler, kalbi kötülüklerden
temizleyerek insanın şahsiyetli olmasına
yardımcı olur. İnsanın kendisine olan gü-
venini artırır, metanet ve cesaretini güç-
lendirir. Ayrıca karakterini sağlamlaştırır.20
Kur’an’da Yüce Allah bu konuya dikkati
çekerek şöyle buyurur: “(Resulüm!) Sana
vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı kıl. Mu-
hakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötü-
lükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette
(ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.”21
18 Rûm suresi, 30. ayet.
19 Ahmed b. Hanbel, Müsned, C 2, s. 403.
20 Celal Kırca, Kur’an ve Fen Bilimleri, s. 384-386.
21 Ankebût suresi, 45. ayet.
Hz. Peygamber’in “Kapısı önünden akan bir ırmakta günde beş kere yıkanan bir insanın
vücudunda su herhangi bir kir bırakır mı, ne dersiniz?” sorusuna etrafındakiler “Hayır
hiçbir kir bırakmaz.” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “İşte namaz da böyledir. Yüce
Allah namazla günahları siler.”22 buyurmuştur.
Namaz insanı güvensizlik ve yalnızlık duygularından uzaklaştırarak sağlıklı ve dengeli bir
kişi hâline getirir. İnsanın yaşantısını düzene koyar. Zamanı yönetme bilinci oluşturur.
Oruç ibadetinin farz kılınmasındaki gaye, oruç sayesinde insanların takva sahibi olmalarını
sağlamak olarak gösterilmiştir. Takva ise insanın her türlü kötülükten uzaklaşarak özü ile
sözünün bir olması demektir.
22 Buhârî, Kitâbu Mevâkîti’s-Salât, 319.
Oruç ibadetinin tıbbi faydalarının yanında psikolojik faydaları da vardır. Oruç irademizi
güçlendirir, sevgi ve şefkat duygularını geliştirir.23 Diğer bir deyişle oruç ibadeti duygu
yönetimidir.
İslam insanın diğer insanlarla olan ilişkilerini düzenleyen mali ibadetler de koymuştur.
Bunların başında zekât ibadeti gelir. Zekât ve sadaka sosyal dayanışmayı sağlar. Bu ibadet-
ler bencilliği törpüler ve kişiyi bencil olmaktan uzaklaştırır. İslam dini zekâtı farz kılarak,
insanın karakterini başka insanlar için fedakârlık yapacak bir şekilde oluşturmayı hedef-
lemiştir.
Kur’an’ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda
harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.”24
Zekâttan başka İslam’ın temel ibadetlerinden birisi de hacdır. İnsanın hem Allah (c.c.)
hem de insanlarla olan ilişkilerini düzenlemekte etkili olan hac ibadeti, bedeni olduğu ka-
dar mali bir özellik taşır. Hac ibadeti her insanın Allah katında eşit olduğu fikrini aşılayarak
insanın kibirlenmesini ve böbürlenmesini önler.25
Hz. Peygamber: “Her kim Kâbe’ye gelir, kötü söz söylemez, büyük günahlardan çekinir, küçük
günahları işlemekte ısrar etmezse, günahlarından arınarak anasından doğduğu günkü gibi
tertemiz olarak döner.”26 buyurarak haccın ahlaki gelişimindeki önemini vurgulamıştır.
23 Celal Kırca, Kur’an ve Fen Bilimleri, s. 385.
24 Âl-i İmrân suresi, 92. ayet.
25 Celal Kırca, Kur’an ve Fen Bilimleri, s. 386.
26 Buhârî, Hacc, 4.
Hac ibadetini yerine getirmiş olan bir kişiyle röportaj yaparak Hac ibadeti
hakkındaki duygu ve düşüncelerini alınız.
İbadetlerin düzenli olarak yapılması, irade terbiyesinde son derece etkilidir. Ancak ibadetin
iradeye tesir edebilmesi için hem devamlı olması hem de belli bir bilinç düzeyinde (ihlas
ile) yapılmış olması gerekir.27
Terbiye, Arapça bir kelime olup ıslah etmek, düzene koymak, idare etmek, eğitmek ve
gözetmek anlamlarına gelir. Yüce Allah’ın isimlerinden olan “Rab” ile ilgilidir. Türkçede
daha çok eğitim yoluyla amaçlanan davranışları ortaya çıkarmak anlamında kullanılır.14
Terbiye kelimesi dilimizde halen kullanılmakla birlikte, giderek bu kelimenin yerini eğitim
kelimesi almaya başlamıştır. Dilimizde bu iki kelime birçok yerde eş anlamlı olarak kulla-
nılmaktadır.
Ahlak eğitimi ise insanın beden, zihin ve ahlak bakımından geliştirilip olgunlaştırılmasına
denir. Ahlak eğitimi ilk önce ailede başlar, okul ve toplum içerisinde devam eder.15
İnsanın ahlaki özellikleri, terbiye sonucunda değişebilir. İslam ahlak anlayışında insanın
peygamberler vasıtasıyla kötülüklerden temizlenerek iyilik sahibi olacağı ifade edilmiştir.
Ayette şöyle buyrulur: “Çünkü ümmîlere (bilmeyenlere) içlerinden, kendilerine ayet-
lerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir peygamber
gönderen O’dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler.”16 Bu ayette
Peygamber öğretici (muallim) olarak da vasıflandırılmıştır. Nitekim Hz. Peygamber, “Ben
muallim olarak gönderildim.’’17 buyurmuştur.
Din ve ahlak, insanın yaratılışında var olan yüce duygulardır. İnsan, İslam ahlakının
öngördüğü terbiye ile yaratılışında var olan inanma duygusuna ve güzel ahlaka yönelmiş
10 bk. Tîn suresi, 4. ayet.
11 bk. Hicr suresi, 29. ayet.
12 Şems suresi,7-10. ayetler.
13 Fikret Karaman, İ. Karagöz; İ. Paçacı, M. Canbulat, A. Gelişgen, İ. Ural, Dinî Kavramlar Sözlüğü, s. 14.
14 Mustafa Öcal, Din Eğitimi ve Öğretiminde Metodlar, s. 23.
15 Ziya Kazıcı; Halis Ayhan, “Talim ve Terbiye”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 39, s. 515.
16 Cuma suresi, 2. ayet.
17 İbn Mâce, Sünnet, 17.
olur. Bu konuda Kur’an’ı Kerim’de şöyle
buyurulur: “(Resulüm!) Sen yüzünü hanif
olarak dine çevir. Allah’ın yaratışında
değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur;
fakat insanların çoğu bilmezler.”18
Ahlakın güzelleşmesi, iyi bir karakter eği-
timi ile mümkün olur. Bu bir anda olup bi-
tecek bir iş değildir. Karakterin oluşması
yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu
anlamda Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ahlakın
güzelleşmesi ile ilgili duası şöyledir: “Al-
lah’ım, dış görünüşümü güzel yarattığın
gibi ahlakımı da güzelleştir.”19
Sağlam bir karakter oluşturmak için, önce
insanın doğru bir inanç sistemine sahip ol-
ması gerekir. İnanç sistemine uygun bir ya-
şantı, insanın iradesini güçlendirmesiyle
olur. Bunu da iman ve ibadet esaslarıyla
gerçekleştirir.
“Her doğan İslam fıtratı üzere doğar...”
(Buhârî, Cenâiz, 92.)
Yukarıdaki hadisi okuyarak yaradılış ve ahlak açısından düşüncelerinizi
arkadaşlarınızla paylaşınız.
İslam’a göre iman; kişiyi ahlaki güzellikle-
re yönelten ve onu kötülüklerden alıkoyan
dinamik bir kuvvettir. İman esasları, insan
ruhunu temizlediği gibi, insanda Allah kor-
kusu ve bilinci oluşturur.
İslam’a göre ibadetler, kalbi kötülüklerden
temizleyerek insanın şahsiyetli olmasına
yardımcı olur. İnsanın kendisine olan gü-
venini artırır, metanet ve cesaretini güç-
lendirir. Ayrıca karakterini sağlamlaştırır.20
Kur’an’da Yüce Allah bu konuya dikkati
çekerek şöyle buyurur: “(Resulüm!) Sana
vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı kıl. Mu-
hakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötü-
lükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette
(ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.”21
18 Rûm suresi, 30. ayet.
19 Ahmed b. Hanbel, Müsned, C 2, s. 403.
20 Celal Kırca, Kur’an ve Fen Bilimleri, s. 384-386.
21 Ankebût suresi, 45. ayet.
Hz. Peygamber’in “Kapısı önünden akan bir ırmakta günde beş kere yıkanan bir insanın
vücudunda su herhangi bir kir bırakır mı, ne dersiniz?” sorusuna etrafındakiler “Hayır
hiçbir kir bırakmaz.” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “İşte namaz da böyledir. Yüce
Allah namazla günahları siler.”22 buyurmuştur.
Namaz insanı güvensizlik ve yalnızlık duygularından uzaklaştırarak sağlıklı ve dengeli bir
kişi hâline getirir. İnsanın yaşantısını düzene koyar. Zamanı yönetme bilinci oluşturur.
Oruç ibadetinin farz kılınmasındaki gaye, oruç sayesinde insanların takva sahibi olmalarını
sağlamak olarak gösterilmiştir. Takva ise insanın her türlü kötülükten uzaklaşarak özü ile
sözünün bir olması demektir.
22 Buhârî, Kitâbu Mevâkîti’s-Salât, 319.
Oruç ibadetinin tıbbi faydalarının yanında psikolojik faydaları da vardır. Oruç irademizi
güçlendirir, sevgi ve şefkat duygularını geliştirir.23 Diğer bir deyişle oruç ibadeti duygu
yönetimidir.
İslam insanın diğer insanlarla olan ilişkilerini düzenleyen mali ibadetler de koymuştur.
Bunların başında zekât ibadeti gelir. Zekât ve sadaka sosyal dayanışmayı sağlar. Bu ibadet-
ler bencilliği törpüler ve kişiyi bencil olmaktan uzaklaştırır. İslam dini zekâtı farz kılarak,
insanın karakterini başka insanlar için fedakârlık yapacak bir şekilde oluşturmayı hedef-
lemiştir.
Kur’an’ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda
harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.”24
Zekâttan başka İslam’ın temel ibadetlerinden birisi de hacdır. İnsanın hem Allah (c.c.)
hem de insanlarla olan ilişkilerini düzenlemekte etkili olan hac ibadeti, bedeni olduğu ka-
dar mali bir özellik taşır. Hac ibadeti her insanın Allah katında eşit olduğu fikrini aşılayarak
insanın kibirlenmesini ve böbürlenmesini önler.25
Hz. Peygamber: “Her kim Kâbe’ye gelir, kötü söz söylemez, büyük günahlardan çekinir, küçük
günahları işlemekte ısrar etmezse, günahlarından arınarak anasından doğduğu günkü gibi
tertemiz olarak döner.”26 buyurarak haccın ahlaki gelişimindeki önemini vurgulamıştır.
23 Celal Kırca, Kur’an ve Fen Bilimleri, s. 385.
24 Âl-i İmrân suresi, 92. ayet.
25 Celal Kırca, Kur’an ve Fen Bilimleri, s. 386.
26 Buhârî, Hacc, 4.
Hac ibadetini yerine getirmiş olan bir kişiyle röportaj yaparak Hac ibadeti
hakkındaki duygu ve düşüncelerini alınız.
İbadetlerin düzenli olarak yapılması, irade terbiyesinde son derece etkilidir. Ancak ibadetin
iradeye tesir edebilmesi için hem devamlı olması hem de belli bir bilinç düzeyinde (ihlas
ile) yapılmış olması gerekir.27