- 24 Ağu 2025
- 400
- 0
- 16
Tek başına anlamı olmayan, anlamca birbiriyle ilgili cümleleri veya cümlede görevdeş sözcük ve söz öbeklerini bağlamaya yarayan kelimelere bağlaç denir.
* Bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir.
* Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz, ama daralabilir. Bağlaçlar (ile hariç) önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. Bitişik yazılanlar bağlaç değil, ektir.
♦ “ve” bağlacı:
Cümleleri, anlam ve görev bakımından benzer veya aynı olan kelimeleri, sözleri ve öğeleri birbirine bağlar.
“ve” ile görevleri aynı olmasına rağmen her zaman birbirinin yerine kullanılamazlar. “ile”nin kullanım alanı daha dardır.
“ile” cümleleri birbirine bağlamaz; sadece aynı görevdeki kelimeleri bağlar.
“ya da, veya, yahut, veyahut” bağlacı:
Aynı değerde olup da birinin tercih edilmesi gereken iki seçenek arasında kullanılırlar.
♦ “ya….ya” bağlacı:
İki seçenek sunulduğunda kullanılır.
Bunlar birbirinin zıttı olabilir
Biri yapılmadığında diğerinin yapılması gerekebilir.
Her ikisi de geçerli olan iki durumu anlatır. Bunlar zıt da olabilir, eşdeğer da.
* Aynı görevdeki kelimeleri, kelime gruplarını ve öğeleri birbirine bağlar.
♦ “dE….dE, gerek……gerek, olsun…..olsun, kâh……kâh, ha……ha” bağlaçları:
Öğeleri ya da cümleleri birbirine bağlarlar.
♦ “ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları:
“ama, fakat, lâkin” aynı anlamlı bağlaçlardır. “yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” de bunlara yakın bağlaçlardır.
* “ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları, aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi, cümleyi birbirine bağlar.
Aralarında zıtlık, aykırılık bulunan iki cümleyi “tersine olarak, -dİğİ hâlde” anlamlarıyla birbirine bağlar.
♦ “çünkü” bağlacı:
“Şundan dolayı, şu sebeple” anlamlarına gelir. Neden bildirir.
Eve gittim, çünkü babam çağırmıştı.
Madem gelecektin, haber verseydin.
♦ “zira” bağlacı:
“çünkü” anlamında kullanılır.
f. Özetleme Bağlaçları
“kısacası, demek ki, açıkçası, öyleyse, yani, özetle, o hâlde, anlaşılıyor ki” bağlaçları:
- açıkçası
- ama
- ancak
- bile
- çünkü
- dahi
- dE
- dE…..dE
- demek ki
- fakat
- gene
- gerek…gerek(se)
- ha……..ha
- hâlbuki
- hatta
- hele
- hem
- hem de
- hem…..hem (de)
- ile
- ise
- ister…..ister(se)
- kâh……….kâh
- kısacası
- ki
- lâkin
- madem(ki)
- nasıl ki
- ne var ki
- ne yazık ki
- ne……ne (de)
- nitekim
- oysa
- oysaki
- öyle ki
- öyleyse
- üstelik
- ve
- veya
- veyahut
- ya da
- ya….ya (da)
- yahut
- yalnız
- yani
- yeter ki
- yine
- yoksa
- zira
Bağlaçların Özellikleri
* Edatlardan farkı, zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bağ kurmasıdır. Edatlar ise yeni anlam ilgileri kurarlar.* Bağlaçların yerine noktalama işaretleri kullanılabilir.
* Bağlaçlar cümleden çıkarılınca anlam bozulmaz, ama daralabilir. Bağlaçlar (ile hariç) önceki ve sonraki kelimeden ayrı yazılır. Bitişik yazılanlar bağlaç değil, ektir.
- Eve gittim, fakat onu bulamadım. (bağlaç)
- Konuşmak üzere ayağa kalktı. (edat)
- Sözlüden yine zayıf almış. (zarf)
- Ben de seninle geleceğim. (bağlaç)
- Evde rahat çalışamadı. (çekim eki)
- Sözde Ermeni soy kırımı (yapım eki)
- Sen ki hep çalışmamı isterdin… (bağlaç)
- Seninki de lâf işte… (çekim eki)
- Evdeki hesap (yapım eki)
BAĞLAÇ ÇEŞİTLERİ
a. Sıralama Bağlaçları♦ “ve” bağlacı:
Cümleleri, anlam ve görev bakımından benzer veya aynı olan kelimeleri, sözleri ve öğeleri birbirine bağlar.
- Duygu ve düşünce bir olmalıdır. özneleri
- Köyünü, yaşlı dedesini ve ninesini özlemişti. nesneleri
- Şiir ve roman okuma alışkanlığı edinin. nesneleri
- Bana baktı ve güldü. cümleleri
- Anlatılanları dinliyor ve çocuğa hak veriyordu. cümleleri
- Aylarca ve yıllarca sustu. benzer kelimeleri
- Binlerce yerli ve yabancı turist geldi. sıfatları
- Masaya yaklaştı ve kitabı aldı.
- Masaya yaklaştı, kitabı aldı.
- Masaya yaklaşıp kitabı aldı.
- Masaya yaklaşarak kitabı aldı.
- “ve” bağlacından önce noktalama işareti kullanılmaz, bu bağlaçla cümle başlamaz. Çağdaş şiirde söze etki ve çekicilik katmak için kullanılmaktadır, ama doğru değildir.
- “ve” bağlacı yerine & işaretini kullanmak son derece yozlaştırıcıdır.
“ve” ile görevleri aynı olmasına rağmen her zaman birbirinin yerine kullanılamazlar. “ile”nin kullanım alanı daha dardır.
“ile” cümleleri birbirine bağlamaz; sadece aynı görevdeki kelimeleri bağlar.
- Duygu ile düşünce bir olmalıdır.
- Yaşlı dedesi ile ninesini özlemişti.
- Edebiyatımızda en çok eser verilen türler şiir ile romandır
- Mehmet ile Ali sinemaya gittiler. (bağlaç)
- Mehmet, Ali’yle sinemaya gitti. (edat)
- Mehmet heyecanla yerinden kalktı. (edat)
“ya da, veya, yahut, veyahut” bağlacı:
Aynı değerde olup da birinin tercih edilmesi gereken iki seçenek arasında kullanılırlar.
- Biriniz gideceksiniz: Sen ya da kardeşin.
- Bisiklet veya motosiklet alacağım.
- Sen, ben veya başkası…
- Sen olmasan yahut (veyahut) seni görmesem dayanamam.
♦ “ya….ya” bağlacı:
İki seçenek sunulduğunda kullanılır.
Bunlar birbirinin zıttı olabilir
Biri yapılmadığında diğerinin yapılması gerekebilir.
- Ya beni de götür ya sen de gitme.
- Ya gel ya gelme.
- Ya bu deveyi güdeceksin, ya bu diyardan gideceksin
Her ikisi de geçerli olan iki durumu anlatır. Bunlar zıt da olabilir, eşdeğer da.
- Hem çalışmıyor hem (de) yakınıyorsun.
- Hem kitap okuyor hem de müzik dinliyor. Aynı anda
* Aynı görevdeki kelimeleri, kelime gruplarını ve öğeleri birbirine bağlar.
- Ne şiş yansın ne kebap. özneleri
- Gönül ne kahve ister ne kahvehane. nesneleri
- Ne İzmir’e gitmiş ve Bursa’ya. dolaylı tümleçleri
- Üç yıldır ne bir telefon açtı, ne de bir mektup yazdı.
- Onu ne gördüm ne de tanıdım.
- Ne aradı ne (de) sordu.
- Ne kızı verir, ne de dünürü küstürür.
- Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur.
- Ne kendi rahatsız oldu ne de halkı huzursuz etti. (kendisi rahatsız olmadı, halkı da huzursuz etmedi)
- Ne çay ne kahve içmedi. ⇒ “Ne çay içti ne kahve.” olmalıydı.
- Dışarıdaki hava ne soğuk ne sıcak.
- Yaptığı işe ne kolay ne de zor denebilir.
♦ “dE….dE, gerek……gerek, olsun…..olsun, kâh……kâh, ha……ha” bağlaçları:
Öğeleri ya da cümleleri birbirine bağlarlar.
- Öğretmeni de arkadaşları da onu çok merak ettiler. özneleri bağlamış.
- Annesini de babasına da özlemişti. nesneleri bağlamış.
- Tatil boyunca dinlenmiş de gezmiş de. yüklemleri bağlamış.
- İzmir’e de Aydın’a da uğrayacağız. dolaylı tümleçleri
- Fizikten de anlamam kimyadan da.
- Gerek sen gerek(se) o, güzel çalıştınız.
- Gerek baba gerek anne tarafından bir akrabalıkları yok.
- Ali olsun, Ahmet olsun, ikisi de çalışkan ve zekîdirler.
- Kâh yıkılıyor, kâh kalkıyor, ama yılmıyor.
- Ha Ali ha Veli, ne fark eder?
♦ “ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları:
“ama, fakat, lâkin” aynı anlamlı bağlaçlardır. “yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” de bunlara yakın bağlaçlardır.
* “ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları, aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi, cümleyi birbirine bağlar.
- Çok tembeldi, ama başarılı oldu.
- Yemek az, ama doyurucu.
- Yerinde ve zamanında konuşmaya dikkat ediyorum, ama bazen yanlış anlaşılıyorum.
- Hızlı yürüdü, ancak yetişemedi.
- Bu işe başlıyorum, ancak bugün bitiremem.
- Hava nemliydi, fakat yağmur yağmıyordu.
- Altmış yaşında, kır saçlı; fakat dinç bir adam bağırdı.
- Bunları götür, yalnız diğerlerini getirmeyi unutma.
- … Ne var ki sanatçıyı bu yüzden eleştirmek doğru olmaz.
- İnsanlara hep vefa gösterdi; ne yazık ki kendisi onlardan vefa görmedi.
- En yüce duyguların tohumları ekildi; ne var ki dünya, insanları kendisine benzetmişti.
- Arkadaşının kalbini kırdı, ama çok pişman oldu.
- Bizimle gelmene izin veririz, ama yolda fazla soru sormayacaksın.
- Güzel, ama çok güzel eserler bırakmış atalarımız.
- Bak kızarım ama!
- Böyle söylersen darılırım ama!
- Çarşıdan elimiz boş döndük. Hiç olmazsa iki kaset alsaydık.
Aralarında zıtlık, aykırılık bulunan iki cümleyi “tersine olarak, -dİğİ hâlde” anlamlarıyla birbirine bağlar.
- Onu özledim, oysa gideli çok olmadı.
- Gelemeyeceğini söyledi, hâlbuki vakti vardı.
- Her zaman birinciydi, oysa çok çalışırdı. (anlatım bozuk)
♦ “çünkü” bağlacı:
“Şundan dolayı, şu sebeple” anlamlarına gelir. Neden bildirir.
Eve gittim, çünkü babam çağırmıştı.
- Otobüse yetişemedik; çünkü evden geç çıkmıştık.
Madem gelecektin, haber verseydin.
♦ “zira” bağlacı:
“çünkü” anlamında kullanılır.
- Allah’a sığın şahs-ı halîmin gazabından
Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir
- Ver diyorum, yoksa yersin dayağı.
- Acele etmez, ağırdan alır; nasıl ki bu akşam ağırdan alıyor.
f. Özetleme Bağlaçları
“kısacası, demek ki, açıkçası, öyleyse, yani, özetle, o hâlde, anlaşılıyor ki” bağlaçları:
- … Kısacası kendimizi toparlamalıyız.
- … Demek ki ülkemiz bunlardan dolayı gelişmiyor.
- … Açıkçası bu işi istemiyorum.
- … Öyleyse gidelim arkadaşlar.