Din kültür ve sanat 2

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
kültürünü etkilediği gibi o kültürlerden Müslümanlar da etkilenmiştir. Bunun sonucunda
pek çok yeni sanat ve bilim dalı ortaya çıkmıştır. İslam medeniyeti ortaya çıkardığı eser-
lerle temel prensiplerini koruyarak Allah’ın (c.c.) varlık ve birliğini, yaratışının güzelliğini
anlatmayı hedeflemiştir.
İslam sanatı tevhid ilkesi çerçevesinde şekillenmiştir. Bu ilkeye göre hayatın her yönünü
bütünleştiren bir birlik anlayışı benimsenir. İslam, putperestliği ortadan kaldırmak için
uzun yıllar mücadele ettiğinden putperestliğe dönüşe sebep olabilecek eserleri üretme-
miştir. Bu sebeple daha çok soyut içeriklere yer verilmiştir.
İslam düşüncesi manevinin maddiye, dinî olanın dünyevi olana indirgenmesine izin vermez.
Maddi ihtiyaçlar ile manevi değerleri birleştirmeyi hedeflemiştir.25
İslam sanatı dünyanın faniliğini, evrenin olumlu yönlerini ve “Onlar ayaktayken, oturur-
ken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde
düşünürler. Ve ‘Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin aza-
bından koru.’ derler.”26 ayetinde ifade edilen yaratılışın anlam ve inceliklerini yansıtır.
Mimari
Mimari; insanların barınma, dinlenme, çalışma gibi gündelik ihtiyaçlarını karşılamak için
çeşitli yapıları inşa etmesiyle başlamıştır. Zamanla değişen ekonomik ve teknik koşullar
mimari anlayışını da değiştirmiştir. Böylece mimari, sanatsal bakış açısıyla belli ölçü ve
kurallara uygun olarak gelişmiştir. İnsanoğlu kültürüne, medeniyetine ve dinine ait özel-
likleri mimari yapılarına yansıtmıştır.
İslam’ın düşünce yapısı, İslam mimarisinin oluşmasında da rol oynamıştır. İslam’ın temeli-
ni oluşturan tevhid ilkesi, putperestliği yasaklamıştır
İslam’da “Eşyada asıl olan ibâhadır.” ilke-
si sanat, kültür ve edebiyat alanlarında da
geçerlidir. Kur’an-ı Kerim ve sünnette ha-
ramlar açık bir şekilde bildirilmiştir. Bu iki
kaynakta haram olmayan hususlar helaldir.
İslam mimarisinin başlangıcı, Hz. Peygamber
dönemine dayanır. Hz. Peygamber
Medine’ye hicret edince ilk eylem olarak
Mescid-i Nebevi’yi inşa etmiştir. Mescit
bundan sonra şehirde yaşanan hayatın
merkezi hâline gelmiştir. Medine’de kenar
semtler şehir ile bütünleştirilerek Mescid-i
Nebevi’ye herkesin kolay ve güvenilir bir
biçimde erişmesi sağlanmıştır. Mescitler
aynı zamanda okul işlevi görmüştür. Hz.
Peygamber hicretten sonra Medine’de
öncelikle mescit ve okul inşa ettirmiştir.28
Mescid-i Nebi, Hz. Peygamber Dönemi’nde
mabet, okul, diplomatik kabul ve görüşme-
lerin yapıldığı yer, hukuki, ticari ve sosyal
meselelerin konuşulduğu ve görüşüldüğü
önemli ve etkin bir merkez konumunda ol-
muştur.29
Hz. Muhammed (s.a.v.), Muaz b. Cebel’i
(r.a.) Yemen’e gönderirken ona yaptığı ilk
tavsiyelerden biri de orada önce bir mescit inşa etmesi olmuştur. O da bu tavsiyeye uyarak
halen ayakta olan Taiz’de bir mescit inşa etmiştir. Mısır’da da Hz. Ömer’in (r.a.) emriyle
Fustat şehrini kurarak bir cami yaptırmıştır.
Emeviler döneminin sembol eserleri camiler olmuş ve camilerin verdiği ruh fethedilen
yerlere taşınmıştır. Örneğin Şam Emeviye ve Kudüs’teki Mescidi Aksa bunlardandır. Abbasiler
döneminde bilhassa dine yeni giren Türkler için inşa edilen Samerra şehrindeki Ulu Camii
aynı ruhun dışa vurumudur. Mısır’ın sembollerinden Ezher Üniversitesi de tamamen cami
etrafında oluşmuş bir üniversitedir. Osmanlı’nın fethettiği beldelerde ilk iş olarak cami inşa
28 Sadettin Ökten, İslam Medeniyet Tasavvurunda Şehir, s. 10.
29 Bayram Ali Çetinkaya, İslam Medeniyetinin İşaretlerini Taşıyan Mekanlar, s. 7-9.

İslam Medeniyetinde Bazı Mimari Eserler
Cami Medrese Dârüşşifa Dergâh
Tekke
Han
Hamam Kervansaray Şadırvan