Musiki
İslam toplumu, Hz. Peygamber döneminden itibaren musiki ile ilgilenmiştir. Hz. Peygamber
Kur’an’ın güzel sesle okunmasını teşvik etmiş ve ezanın güzel sesli kimseler tarafından
okunmasını istemiştir. Ayrıca insanların düğün gibi zamanlarda da musiki eşliğinde ölçülü
biçimde eğlenmelerine izin vermiştir.39
İslam dini, musikiyi yasaklayan bir tutuma sahip değildir. İslam’ın musikiye bakışı ve di-
ğer sanatlardan beklentisi dinin öğretileriyle ters düşmemesidir. Musikinin Allah’tan (c.c.)
uzaklaştırmayan, iyiye ve güzele yönlendiren bir yapıda olması İslam’ın aradığı temel
kuraldır
Selçuklu Sultanı III. Alâeddin Keykubad, Osman Gâzi’ye 1289’da beylik alâmeti olarak
sancak ile beraber davul ve tuğ göndermişti. Bando, hükümdarlık alâmetlerinden
sayılırdı. Sulh zamanında halkın maneviyatını ayakta tutmak; seferde ise askeri
yüreklendirmek ve düşmanın moralini bozmak fonksiyonunu yerine getirirdi.
Kaşgarlı Mahmut döneminde, Türkistan hükümdarları nezdinde kös, davul, zurna
ve zil bulunan bir mızıka vardı. Osmanlılar zamanında mehter adı verilen mızıka
takımı, sulhta saray, seferde otağ-ı hümayun (padişah çadırı) önünde nevbet vurur
(konser verir); padişah da Selçuklu Sultanı’na hürmeten ayakta dinlerdi.
İslam toplumu, Hz. Peygamber döneminden itibaren musiki ile ilgilenmiştir. Hz. Peygamber
Kur’an’ın güzel sesle okunmasını teşvik etmiş ve ezanın güzel sesli kimseler tarafından
okunmasını istemiştir. Ayrıca insanların düğün gibi zamanlarda da musiki eşliğinde ölçülü
biçimde eğlenmelerine izin vermiştir.39
İslam dini, musikiyi yasaklayan bir tutuma sahip değildir. İslam’ın musikiye bakışı ve di-
ğer sanatlardan beklentisi dinin öğretileriyle ters düşmemesidir. Musikinin Allah’tan (c.c.)
uzaklaştırmayan, iyiye ve güzele yönlendiren bir yapıda olması İslam’ın aradığı temel
kuraldır
Selçuklu Sultanı III. Alâeddin Keykubad, Osman Gâzi’ye 1289’da beylik alâmeti olarak
sancak ile beraber davul ve tuğ göndermişti. Bando, hükümdarlık alâmetlerinden
sayılırdı. Sulh zamanında halkın maneviyatını ayakta tutmak; seferde ise askeri
yüreklendirmek ve düşmanın moralini bozmak fonksiyonunu yerine getirirdi.
Kaşgarlı Mahmut döneminde, Türkistan hükümdarları nezdinde kös, davul, zurna
ve zil bulunan bir mızıka vardı. Osmanlılar zamanında mehter adı verilen mızıka
takımı, sulhta saray, seferde otağ-ı hümayun (padişah çadırı) önünde nevbet vurur
(konser verir); padişah da Selçuklu Sultanı’na hürmeten ayakta dinlerdi.