- advice: tavsiye
- ask for advice: tavsiye istemek
- ask for permission: izin istemek
- be confident: kendinden emin olmak
- become extinct: soyu tükenmek
- boundary: sınır
- carbon footprint: karbon ayak izi
- catch a cold: nezle olmak, üşütmek
- check messages: mesajları kontrol etmek
- choice: seçim, tercih
- clean the house: evi temizlemek
- clean the refrigerator: buzdolabını temizlemek
- communicating with people: insanlarla iletişim kurmak
- consequence: netice, sonuç
- consumption: tüketim
- contribute: katkıda bulunmak
- cope with: başa çıkmak
- cut off: kesmek
- damage ecological balance: ekolojik dengeye zarar vermek
- damp: nemli
- disappear: yok olmak
- discover yourself: kendini keşfetmek
- discover: keşfetmek
- distraction: dikkatin dağılması
- do the cooking: yemek yapmak
- do the laundry: çamaşırları yıkamak
- do the shopping: alışveriş yapmak
- dust the furniture: mobilyanın tozunu almak
- empty the dishwasher: bulaşık makinasını boşaltmak
- energy sources: enerji kaynakları
- environment-friendly: çevre dostu
- fabric: kumaş
- face famine: kıtlıkla karşılaşmak
- fear: korku
- feel annoyed: rahatsız hissetmek
- fold the clothes: çamaşırları katlamak
- get a degree: mezun olmak
- get the job: iş bulmak
- give advice: tavsiye vermek
- go on a diet: diyet yapmak
- go on time: zamanında gitmek
- graduate: mezun olmak
- handle: idare etmek
- hang out the washing: çamaşır asmak
- have a bad cough: kötü öksürmek
- have a job interview: iş görüşmesi yapmak
- have a stomachache: karnı ağrımak
- helping people: insanlara yardım etmek
- infer: anlam çıkarmak
- insurance: sigorta
- iron the clothes: kıyafetleri ütülemek
- law: yasa, hukuk
- learning difficulties: öğrenme zorlukları
- leave rubbish around: çöpleri etrafa bırakmak
- liberty: özgürlük
- load the dishwasher: bulaşık makinesini doldurmak
- lose weight: kilo vermek
- lower: daha düşük
- make a decision: karar vermek
- make eye contact: göz teması kurmak
- make noise: gürültü yapmak
- make the bed: yatağı toplamak
- mow the lawn: çimleri biçmek
- obey the rules: kurallara uymak
- occur: ortaya çıkmak
- parental pressure: aile baskısı
- pass all your exams: bütün sınavlarını geçmek
- paying the taxes: vergileri ödemek
- peer pressure: akran baskısı
- prepare well: iyi hazırlanmak
- protect: korumak
- punctual: dakik
- purpose: amaç, maksat
- recycle the bottles: şişeleri geri dönüştürmek
- referee: hakem
- rely on: güvenmek
- remove a stain: leke çıkarmak
- remove the wrinkles: kırışıklıkları gidermek
- renewable energy: yenilenebilir enerji
- research: araştırmak
- responsible: sorumlu
- rules and regulations: kural ve düzenler
- run out of energy sources: enerji kaynaklarının bitmesi
- run out: bitmek
- search for jobs: iş aramak
- send your CV: CV göndermek
- show red card: kırmızı kart göstermek
- skills and interests: yetenekler ve ilgi alanları
- slow down: yavaşlamak
- smile: gülümsemek
- solving problems: problem çözmek
- speak politely: nazikçe konuşmak
- start university: üniversiteye başlamak
- strengths: güçlü yanlar
- support: desteklemek
- take out the garbage: çöpü çıkarmak
- tell the truth: geçeği söylemek
- trust: güvenmek
- turn down: kısmak
- turn off: kapatmak
- unhealthy lifestyle: sağlıksız yaşam tarzları
- vacuum the floor: yeri süpürmek
- visit relatives: akrabaları ziyaret etmek
- wash the clothes: çamaşırları yıkamak
- wash the dishes: bulaşıkları yıkamak
- weaknesses: zayıf yanlar
- wear properly: uygun giyinmek
- working with animals: hayvanlarla çalışmak
- working with children: çocuklarla çalışmak
- working with computers: bilgisayarla çalışmak
- working with numbers: rakamlarla çalışmak
- writing creatively: etkili bir şekilde yazmak