HUMAN IN NATURE Ünite kelimeleri

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
  • VERBS
  • amaze: şaşırtmak
  • ask: sormak
  • call: aramak
  • catch fish: balık yakalamak
  • cause: sebep olmak
  • change: değiştirmek
  • clean the kitchen: mutfağı temizlemek
  • come back home: eve geri gelmek
  • cook: yemek pişirmek
  • do gardening: bahçe işleri yapmak
  • do homework: ödev yapmak
  • do ironing: ütü yapmak
  • dream: hayal kurmak
  • drive: araba sürmek
  • end: bitmek
  • fall: düşmek
  • feed the animal: hayvanı beslemek
  • fix: tamir etmek
  • freeze: donmak
  • get up: kalkmak
  • go camping: kampa gitmek
  • go on holiday: tatile gitmek
  • go shopping: alışverişe gitmek
  • go to the gym: spor salonuna gitmek
  • go to the mosque: camiye gitmek
  • go trekking: doğa yürüyüşü yapmak
  • hate: nefret etmek
  • have a bath: banyo yapmak
  • have a match: maç yapmak
  • have breakfast: kahvaltı etmek
  • have lunch: öğle yemeği yemek
  • help people: insanlara yardım etmek
  • hike: yürüyüşe çıkmak
  • increase: artmak
  • keep: yakalamak, tutmak
  • kiss: öpmek
  • like: hoşlanmak
  • make money: para kazanmak
  • measure: ölçmek
  • meet (her) friends: arkadaşlarıyla buluşmak
  • meet: buluşmak, tanışmak
  • miss the bus: otobüsü kaçırmak
  • move: taşınmak
  • occur: meydana gelmek
  • pass: geçmek
  • prepare breakfast: kahvaltı hazırlamak
  • prevent: önlemek
  • protect the environment: çevreyi korumak
  • receive: almak
  • reduce: azaltmak
  • ride: sürmek
  • run: koşmak
  • sing: şarkı söylemek
  • sleep late: geç uyumak
  • sleep: uyumak
  • speak: konuşmak
  • start: başlamak
  • stay at home: evde kalmak
  • stop: durmak
  • survive: hayatta kalmak
  • take the bus: otobüse binmek
  • take the dog for a walk: köpeği
  • take to the cinema: sinemaya götürmek
  • teach: öğretmek
  • tell: söylemek
  • touch: dokunmak
  • walk: yürümek
  • wash the clothes: çamaşır yıkamak
  • watch movie: film izlemek
  • wish: dilemek, istemek
  • work: çalışmak
  • write: yazmak
  • NOUNS
  • accident: kaza
  • aftershock: artçı deprem
  • avalanche: çığ
  • bad weather: kötü hava
  • beach: sahil
  • cause: sebep
  • crime: suç
  • criminals: suçlular
  • damage: zarar
  • danger: tehlike
  • desert: çöl
  • disaster: afet
  • drought: kuraklık
  • earthquake: deprem
  • explorer: araştırmacı
  • explosion: patlama
  • flood: sel
  • forest: orman
  • global warming: küresel ısınma
  • harmed: zarar görmüş
  • heatwave: sıcaklık dalgası
  • heavy rain: şiddetli yağmur
  • hill: tepe
  • homeless: evsiz
  • human being: insanoğlu
  • hurricane: kasırga
  • infectious diseases: bulaşıcı hastalıklar
  • injured: yaralanmış
  • island: ada
  • journalist: gazeteci
  • killed: ölmüş
  • lake: göl
  • landslide: toprak kayması
  • magnitude: büyüklük
  • mountain: dağ
  • natural sources: doğal kaynaklar
  • ocean: okyanus
  • park ranger: korucu
  • preparation: hazırlık
  • rescuer: kurtarıcı
  • river: nehir
  • scary: korkunç
  • shelter: sığınak
  • size: büyüklük
  • soil: toprak
  • stay away: uzak durmak
  • storm: fırtına
  • survivors: hayatta kalan
  • tsunami: deprem dalgası
  • victim: mağdur, kurban
  • volcanic eruption: volkanik
  • waterfall: şelale
  • ADVERBS OF FREQUENCY
  • always: her zaman
  • usually: genellikle
  • often: sık sık
  • sometimes: bazen
  • rarely / seldom: nadiren
  • never: asla
  • once a day: günde bir kez
  • twice a week: haftada iki kez
  • three times a year: yılda üç kez
  • QUESTION WORDS
  • what: ne
  • when: ne zaman
  • where: nerede
  • who: kim
  • why: neden
  • how: nasıl
  • whose: kimin
  • which: hangisi
  • what time: saat kaçta
  • how often: ne sıklıkta
  • how many: kaç tane
  • how much: ne kadar
  • how long: ne kadar süre
  • what kind of: ne tür