dilemelidir. Bu konuda Hz. Peygamber “Kendinize hayırdan başka dua etmeyin. Çünkü
melekler söylediğiniz şeylere ‘Amin!’ derler.”53 buyurmuştur.
Sadece zor zamanlarda dua etmek doğru değildir. İnsan bir nimete kavuştuğunda ve bir
başarıya ulaştığında da dua etmeyi ihmal etmemelidir. Yemek yedikten sonra ve güzel bir
haber işitince şükretmek amacıyla dua etmek güzel bir davranıştır. Allah (c.c.) sadece zor
zamanlarda dua edenleri kınamıştır: “Dağlar gibi dalgalar kendilerini kuşattığında içten
inanarak Allah’a yalvarırlar. Ama Allah onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir
kısmı sözünde durur...”54
Sevmek, anmayı gerektirir. Kur’an-ı Kerim, Allah’ı (c.c.) sık sık anmamızı ister.55 İnsanın
Rabbiyle irtibatı her zaman devam etmelidir. Duada süreklilik önemlidir. Bu sayede Rabbi-
mizle irtibatımızı canlı tutmuş ve imanımızın gereği olan yakınlığı göstermiş oluruz.
İbadet
İbadet, Allah’a (c.c.) gönülden isteyerek yönelmek, boyun eğmek ve itaat etmektir.56 İn-
san ibadet sayesinde gönülden Allah’a (c.c.) yönelir, O’nunla irtibata geçer. Çünkü Allah
(c.c.) insanın Rabbidir. İnsanı yaratmış ve onun hayatını düzenlemiştir. Kur’an-ı Kerim
ibadeti bu çerçevede ele alarak şöyle buyurur: “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri
yaratan Rabbinize kulluk ediniz...
“Allah göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O’na ibadet
et ve O’na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O’nun adını taşıyan bir başkasını biliyor
musun?”
(Meryem suresi, 65. ayet.)
Yukarıdaki ayeti okuyunuz ve ibadetlerin Allah (c.c.) ile irtibattaki önemi
hakkındaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Allah (c.c.) âlemlerin Rabbidir. İbadete lâyık olan tek varlık O’dur. Bu yüzden ibadet
sadece Allah’a (c.c.) yapılır. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilir: “De ki: Şüp-
hesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah
içindir.”58
İbadet, imanın bir göstergesi olup imana bağlı olarak ortaya çıkar. İnsanın imanını korur
ve güçlendirir. İnanan kimse Rabbine hamd ederek, şükrederek ve O’na saygı göstererek
ibadet eder. İbadette samimi olmak gerekir. İnanan insanlar Allah’a (c.c.) karşı samimiyet
ve içtenlikle ibadet etmekle emrolunmuşlardır.59
İnsanın Rabbiyle irtibatı devamlılığa muhtaçtır. Bu nedenle ibadetlerde süreklilik esastır.
Kur’an-ı Kerim’de “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!”60 buyrularak ibadet-
lerde sürekliliğin gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
İbadet etmek insanı Rabbine yakınlaştırır. O’nunla irtibatını daha üst bir noktaya taşır. Hz.
Peygamber bir hadisinde “Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secdede olduğu andır…”61
buyurarak bu hususu dile getirmiştir.
Kur’an-ı Kerim’e göre ibadet etmek insanın yaratılış amaçları arasında yer alır. Yüce Allah
“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.”62 buyurarak kulla-
rından kendisine ibadet etmelerini istemiştir. İbadet Allah’ın (c.c.) razı olacağı işlerin
başında gelir. İbadetin hedefi Allah’ın (c.c.) rızasını kazanmak olmalıdır. İbadetlerde gös-
teriş yapmak ve dünyevi çıkarlar elde etmek gibi bir amaç güdülmemelidir.
Tövbe
Allah’la (c.c.) irtibat kurmanın bir başka
yolu da tövbedir. İnsan hem iyilik hem de
kötülük yapma kudretine sahip bir varlık-
tır. Yüce Allah insana akıl ve irade vermiş,
iyilik yapıp kötülüklerden sakınmasını iste-
miştir. İnsan zaman zaman yanlış tercihler
yapmakta; hata, kusur ve günah işlemek-
tedir. Böyle bir durumda yapılması gereken
şey tövbe ve istiğfar etmektir.
“Onlar bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp
günahlarından dolayı hemen tövbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka
kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler.”
(Âl-i İmrân suresi, 135. ayet.)
Yukarıdaki ayeti okuyunuz. İnsanların neden tövbeye başvurdukları ile ilgili
düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
melekler söylediğiniz şeylere ‘Amin!’ derler.”53 buyurmuştur.
Sadece zor zamanlarda dua etmek doğru değildir. İnsan bir nimete kavuştuğunda ve bir
başarıya ulaştığında da dua etmeyi ihmal etmemelidir. Yemek yedikten sonra ve güzel bir
haber işitince şükretmek amacıyla dua etmek güzel bir davranıştır. Allah (c.c.) sadece zor
zamanlarda dua edenleri kınamıştır: “Dağlar gibi dalgalar kendilerini kuşattığında içten
inanarak Allah’a yalvarırlar. Ama Allah onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir
kısmı sözünde durur...”54
Sevmek, anmayı gerektirir. Kur’an-ı Kerim, Allah’ı (c.c.) sık sık anmamızı ister.55 İnsanın
Rabbiyle irtibatı her zaman devam etmelidir. Duada süreklilik önemlidir. Bu sayede Rabbi-
mizle irtibatımızı canlı tutmuş ve imanımızın gereği olan yakınlığı göstermiş oluruz.
İbadet
İbadet, Allah’a (c.c.) gönülden isteyerek yönelmek, boyun eğmek ve itaat etmektir.56 İn-
san ibadet sayesinde gönülden Allah’a (c.c.) yönelir, O’nunla irtibata geçer. Çünkü Allah
(c.c.) insanın Rabbidir. İnsanı yaratmış ve onun hayatını düzenlemiştir. Kur’an-ı Kerim
ibadeti bu çerçevede ele alarak şöyle buyurur: “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri
yaratan Rabbinize kulluk ediniz...
“Allah göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O’na ibadet
et ve O’na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O’nun adını taşıyan bir başkasını biliyor
musun?”
(Meryem suresi, 65. ayet.)
Yukarıdaki ayeti okuyunuz ve ibadetlerin Allah (c.c.) ile irtibattaki önemi
hakkındaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Allah (c.c.) âlemlerin Rabbidir. İbadete lâyık olan tek varlık O’dur. Bu yüzden ibadet
sadece Allah’a (c.c.) yapılır. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilir: “De ki: Şüp-
hesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah
içindir.”58
İbadet, imanın bir göstergesi olup imana bağlı olarak ortaya çıkar. İnsanın imanını korur
ve güçlendirir. İnanan kimse Rabbine hamd ederek, şükrederek ve O’na saygı göstererek
ibadet eder. İbadette samimi olmak gerekir. İnanan insanlar Allah’a (c.c.) karşı samimiyet
ve içtenlikle ibadet etmekle emrolunmuşlardır.59
İnsanın Rabbiyle irtibatı devamlılığa muhtaçtır. Bu nedenle ibadetlerde süreklilik esastır.
Kur’an-ı Kerim’de “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et!”60 buyrularak ibadet-
lerde sürekliliğin gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
İbadet etmek insanı Rabbine yakınlaştırır. O’nunla irtibatını daha üst bir noktaya taşır. Hz.
Peygamber bir hadisinde “Kulun Rabbine en yakın olduğu an, secdede olduğu andır…”61
buyurarak bu hususu dile getirmiştir.
Kur’an-ı Kerim’e göre ibadet etmek insanın yaratılış amaçları arasında yer alır. Yüce Allah
“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.”62 buyurarak kulla-
rından kendisine ibadet etmelerini istemiştir. İbadet Allah’ın (c.c.) razı olacağı işlerin
başında gelir. İbadetin hedefi Allah’ın (c.c.) rızasını kazanmak olmalıdır. İbadetlerde gös-
teriş yapmak ve dünyevi çıkarlar elde etmek gibi bir amaç güdülmemelidir.
Tövbe
Allah’la (c.c.) irtibat kurmanın bir başka
yolu da tövbedir. İnsan hem iyilik hem de
kötülük yapma kudretine sahip bir varlık-
tır. Yüce Allah insana akıl ve irade vermiş,
iyilik yapıp kötülüklerden sakınmasını iste-
miştir. İnsan zaman zaman yanlış tercihler
yapmakta; hata, kusur ve günah işlemek-
tedir. Böyle bir durumda yapılması gereken
şey tövbe ve istiğfar etmektir.
“Onlar bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp
günahlarından dolayı hemen tövbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka
kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler.”
(Âl-i İmrân suresi, 135. ayet.)
Yukarıdaki ayeti okuyunuz. İnsanların neden tövbeye başvurdukları ile ilgili
düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.