Kritisizm (Eleştirel Felsefe) Nedir

mervetufan

Öğretmen
24 Ağu 2025
400
0
16
Bu akımınınkurucusu ve temsilcisi I. Kant (1724-1804)’tır. Kant,empirizm ile rasyonalizm’i uzlaştırmaya çalışmıştır.Kant’a göre akıl ve deney tek başına mutlak varlığıkavramada yetersizdir. İnsan bilgisi, duyuorganlarının bildiklerinin zihin tarafındanbirleştirilerek bilgi haline dönüştürülmesi işlemidir.- Kant’a göre; bilgimiz deneyle başlar fakat deneylebitmez. Çünkü bilginin oluşabilmesi için deney kadarzihne de ihtiyaç vardır. Bilginin hammaddesiniduyular (deney) bize verir. Bu hammadde zihninkategorileri (a priori) içine girer. Bu kategorilerdeform (şekil) alarak akıl tarafından işlenir ve böylecebilgi oluşur.Biz nesneleri ve olayları her insanda ortak olan bukategorilere biliriz. Zihin böyle olmasaydı, nesnelerve olaylar farklı bilinecekti. Öyleyse nesnelere veolaylara ait bilgiler insan zihni bakımdan görecelidir.Ancak bunlar zorunlu, kesin ve genel geçerbilgilerdir.

Kant’a göre iki türlü bilgimiz vardır:- a posteriori: Duyular aracılığıyla (deneyle) eldeedilen bilgilerimizdir.

Priori: Deneyden gelmeyen, deney öncesibilgilerimizdir. Kant, bunlara kategoriler (form)demiştir. Bunlar doğuştandır. Kategoriler herkesteaynıdır. Sağladıkları bilgi kesin ve tümel bilgidir.Kant’a göre ancak fenomenal alanın bilgisibilinebilir. Fenomenler; duyularla algılanabilen varlıkların bilgisidir. Biz numen alanın (deneyüstü:Tanrı, ruh, ölümsüzlük gibi) bilgisini edinemeyiz.Çünkü numen alanı zihnin kategorilerine göre bi çimlenmemiştir ve özü gereği gerçeği bilinemez.

Pozitivizm (Olguculuk): Kurucusu ve temsilcisi Auguste Comte (1798-1857)’dur. Comte göre doğrubilgi ancak bilimsel (pozitivist) bilgidir. Bilimselbilgi olgulara dayanan, deney ve gözlem yoluyla eldeedilen bilgidir. Comte olgulara dayanmayan, deneyleispatlanamayan, denetlenemeyen şeylerin felsefedenatılması gerektiğini söyler. Çünkü bunlar bilimseldeğildir, anlamsızdır ve metafizikseldir. Comte’unamacı felsefeye bilimsel bir kimlik kazandırmaktı. Bunedenle metafiziksel şeylerin felsefeden atılmasıgerektiğini savunur. Çünkü bunların hiçbirininolgusal dayanağı yoktur, bu nedenle ispatlanamaz.Comte, insanlığın düşünce sisteminde biliminegemen olduğu pozitif döneme ulaşana dek üçaşamadan (üç hal yasası) geçtiğini söyler.Teolojik dönem: İlkel toplumlar evren, dünya veolaylarla ilgili tüm soruların yanıtlarını tanrıda vetanrısal güçlerde aramışlardır. Teolojik döneminürünü dindir (Orta Çağın sonuna kadar süren dönem).Metafizik dönem: Bu dönemde insanlar evreni,dünyayı, olayları soyut güçlerle (Ruh, töz, kuvvetgibi metafizik öğelerle) açıklamaya çalışmıştır. Budönemin ürünü felsefedir (1789 Fransız İhtilalinekadarki dönem).

Pozitif dönem: Bu dönemde insanlar evreni, dünyayı, olayları doğa yasaları ile açıklama yolunu seçmiştir. Bu dönemin ürünü bilimdir (1789 Fransız İhtilali’nden günümüze kadar devam eden dönem).

Analitik Felsefe (Mantıksal-Yeni Pozitivizm):Analitik felsefecilere göre matematik ve mantık ile doğru olarak tanımlanamayan veya deney ve gözlemile doğrulanamayan her bilgi değersiz ve bilimseldeğildir. Bilim sadece açık, mantıklı, akılsal değilduyu deneyimi ile de incelenip kanıtlanabilir olandır.Metafizik, bilimin ve felsefenin konusu olamaz. Felsefenin görevi dildeki kavramları çözümlemektir. Bunu gerçekleştirirken de sembolik mantık dili kullanılmıştır. En önemli temsilcileri Wittgenstein, Reichenbach,G.E. Moore, Carnap, B. Russell’dir.

Wittgenstein (1889 – 1951), bütün felsefeproblemlerini bir dil problemine indirgemiştir. Onagöre dil, önermelerden oluşur ve anlamlı önermelergerçekliğin resimleridir. Dil ile gerçek aynı yapıyasahiptir. Dilin analizi gerçekliğin de analizidir. Dildış dünyayı resmeder. Bu nedenle önermeler,olguların resimleri ve tasvirleridir. Resmin anlamı ilegöndergesi arasında uyum varsa resmedilen şey (yanicümle) doğru olur. Mesela; “Türkiye’nin başkentiAnkara’dır.” cümlesinde anlamı ile onun göndergesiuyumlu olduğu için bu cümle doğrudur. Yanigerçeklik, dil ve düşünce arasındaki uygunluktur.Önermelerin doğrulanmaları, duyu gözlemi vegözleme dayalı olarak üretilen bilgilerle olur. Mesela;“Çalmak kötüdür”, “Tanrı vardır” gibi önermeler birşeyin veya durumun görüntüsünü veremezler yaniolgulara dayalı değildir. Bu nedenle doğrulanamazlar.