KUR’AN’DAN MESAJLAR: NİSA SURESİ 59. AYET

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
“Ey İnananlar! Allah’a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk
sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz, Allah’a ve
ahiret gününe inanmışsanız onun halini Allah’a ve Peygambere
bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzeldir.”
Nisâ suresi, Medine Dönemi’nde inmiştir. 176 ayettir. Sure, özellikle kadın haklarından,
onların hukuki ve sosyal konumlarından bahsettiği için bu adı almıştır. “Nisâ” kadınlar
demektir.
“Söz tutmak, boyun eğmek, emri yerine getirmek” manasına gelen itaat, sosyal, siyasi,
hukuki ve ahlaki boyutları olan bir kavramdır. Çünkü insan toplum içinde ve toplumun
oluşturduğu en üst kurum olan devlet içinde yaşamak durumundadır.
Allah’a (c.c.) itaat, O’nun ve elçisinin emir ve iradesine uymak demektir.24 Hz. Peygam-
ber’e itaat ise de öncelikle tebliğ ettiği Kur’an’a ve sünnete uymaktır.
Müslümanların Allah (c.c.) ve Resulü yanında kendi içlerinden yöneticilere de itaat etme-
leri gerekir. Bu itaatin sınırları da hadislerde şu şekilde ifade edilmiştir: “Hiçbir mahlûka,
Allah (c.c.) emrine uymadığı takdirde itaat edilemez.”, “Ancak mâruf (meşrû) olan emre
itaat edilir.”, “Allah’a (c.c.) itaatsizlik sayılan emre itaat edilmez.” mealindeki25 hadis-
ler bu kaideyi açıkça ifade etmektedir.
Ayetin nüzul sebebi de aynı kaideyi destekler mahiyettedir: Hz. Peygamber gönderdiği bir
birliğin başına Abdullah b. Huzâfe’yi görevlendirmişti. Abdullah bir sebeple öfkelenmiş,
emri altındakilere odun toplayıp yakmalarını, ateş yanınca da içine girmelerini emretmiş-
ti. Emri alanlar tereddüt içinde kaldılar. Bir kısmı “Komutana (Ulu’l-emre) itaat edilir.”
diye ateşe girmeye teşebbüs ediyorlar, bir kısmı ise “İtaatin, buyruğun meşrû olmasına
bağlı bulunduğunu” düşünerek onları engelliyorlardı. Bu çekişme devam ederken ateş sön-
dü, seferden dönünce durumu Hz. Peygamber’e arz ettiler. “Ateşe girseydiler kıyamete
kadar ondan kurtulup çıkamazlardı. İtaat ancak meşru emre olur.” buyurdu.26
İslam dini, gerek kamu gerekse özel hayatta bazı sıfat ve özellikleri taşıyan kimselere ita-
at edilmesini, onların buyruklarının yerine getirilmesini ve söylediklerine uyulmasını iste-
miştir. Başkan, aile reisi, kumandan, ana baba ve bilmeyenlere göre âlimler bunlardandır.
“Bin işçiye bir başçı lazımdır.’’ atasözünü yöneticilere itaat etmenin gerekliliği
açısından yorumlayınız.
Yorumlayalım
“Eğer üzerinize Habeşli ve burnu kulağı kesik bir köle, emir tayin
edilse, sizi Allah’ın (c.c.) kitabı ile sevk ve idare ettiği sürece,
onun emirlerini dinleyiniz ve itaat ediniz.”
(İbn Mâce, Cihâd, 39; Buhârî, Ahkâm, 4.)
Yukarıdaki hadisi yöneticilere itaat ve itaatin ölçüsü açısından yorumlayınız.
“Bir hususta anlaşmazlığa düşmek” Allah (c.c.) ile mümin kulları arasında olamaz, Hz.
Peygamber ile O’na inananlar arasında da düşünülemez. Geriye yönetici, yönetilen, bilen,
soran... şeklinde toplum kalır. Bu çerçevede toplum arasında bir anlaşmazlık çıktığında
mesele Allah’a (c.c.) ve Resule götürülür.
Meselenin “Allah’a (c.c.) götürülmesi” Kur’an’a, “Resule götürülmesi” ise sünnete başvur-
mayı gerektirir. Kıyamete kadar ortaya çıkacak bütün anlaşmazlıkların konu konu, parça
parça çözümü Kitap ve Sünnette bulunmaz. Ancak bütün anlaşmazlıkların çözümüne ışık
tutan ilkeler, işaretler ve örnek çözümler vardır. Bunlardan yararlanarak çözüm bulma
yoluna gidilir.
Güneş kendisine verilen görevi bir süreliğine yerine getirmese ne olurdu?
Toplumu oluşturan her bir fert kendilerine verilen emirleri yerine getirmese o
toplum, o devlet varlığını nasıl sürdürür?
Screenshot_20250920_185707.jpg

Nisâ suresinin 59. ayetini inceledikten sonra çıkardığınız mesajları aşağıdaki
boşluklara yazınız.
..................................................................................................
..................................................................................................