- KINDS OF MOVIES
- action: aksiyon
- adventure: macera
- animation: animasyon
- comedy: komedi
- drama: drama
- historical: tarihi
- historical: tarihi film
- horror: korku
- love story: aşk filmi
- musical: müzikal
- romantic comedy: romantik komedi
- science fiction: bilim kurgu
- thriller: gerilim filmi
- war: savaş filmi
- western: kovboy filmi
- NOUNS AND ACTIVITIES
- a feel-good movie: iyi hissettiren film
- accept: kabul etmek
- actor: erkek oyuncu
- actress: kadın oyuncu
- advise: tavsiye etmek
- ambition: istek
- award: ödül
- being in nature: tabiatta olmak
- cast: rol vermek
- celebrity: ünlü
- character: karakter
- collecting things: koleksiyon yapmak
- cycling: bisiklete binme
- dancing: dans etme
- director: yönetmen
- do pilates: pilates yapmak
- doing origami: origami yapmak
- doing sports: spor yapmak
- doing yoga: yoga yapma
- excuse: mazeret
- film reviews: film incelemesi
- going for a walk: yürüyüşe çıkmak
- hiking: doğa yürüyüşü
- knitting: örgü örmek
- location: konum
- marbling: ebru sanatı
- novel: roman
- opinion: fikir
- playing chess: satranç oynama
- playing golf: golf oynama
- playing the guitar: gitar çalma
- plot: filmin konusu
- preference: tercih
- reading a book: kitap okumak
- refuse: reddetmek
- rollerblading: patenle kayma
- scenario: senaryo
- scuba diving: tüple dalış
- setting: filmin çekildiği yer
- singing: şarkı söylemek
- snowboarding: kar kayağı
- stars: film oyuncuları
- story of the movie: filmin hikayesi
- story: hikaye
- taking photos: foroğraf çekmek
- ticket: bilet
- waste time: zamanı boşa harcamak
- watching films: film izlemek
- watching TV: televizyon izlemek
- writing poems: şiir yazma
- VERBS
- acting: oyunculuk
- addict: bağımlısı olmak
- doll: oyuncak bebek
- dream: hayal etmek
- give advice: tavsiye vermek
- give up: yapmayı bırakmak
- inspire: ilham vermek
- invite: davet etmek
- prefer: tercih etmek
- quit: bırakmak
- recommend: önermek
- say opnion: fikrini söylemek
- take up: yapmaya başlamak
- train: alıştırma yapmak
- waste time: boşa zaman harcamak
- win: kazanmak
- alone: yalnız
- amazing: harika
- amusing: eğlenceli, zevkli
- annoying: rahatsız edici
- beautiful: güzel
- boring: sıkıcı
- breathtaking: nefes kesici
- busy: meşgul, yoğun
- challenging: zorlu, ilgi çekici
- cheap: ucuz
- conservative: tutucu
- creative: yaratıcı
- different: farklı
- different: farklı
- entertaining: eğlenceli
- equal: eşit
- excellent: mükemmel
- exciting: heyecan verici
- exhausting: yorucu
- exotic: acayip
- expensive: pahalı
- extraordinary: olağandışı
- fair: adil
- fantastic: şahane
- fascinating: büyüleyici
- great: harika
- hard: zor
- important: önemli
- interesting: ilgi çekici
- lovely: sevimli
- ordinary: sıradan
- poor: fakir
- powerful: güçlü
- relaxing: rahatlatıcı
- rich: zengin
- short: kısa
- slow: yavaş
- successful: başarılı
- thrilling: heyecan verici
- unpleasant: hoşa gitmeyen
- unpopular: tutulmayan
- unrealistic: gerçek dışı
- unusual: alışılmadık
- wise: akıllı
- young: genç
- famous: ünlü, tanınan
- IMPORTANT EXPRESSIONS
- Do you fancy: ister misin?
- Shall we go to the park?: Parka gidelim mi?
- Why don’t we …? : neden … yapmıyorsun
- Let’s… : haydi …
- How about … : … nasıl olur?
- What about … : … ne dersin?
- Would you like to …? : … ister misin?
- Yes, I’d love to: evet isterim
- Yeah, why not?: evet neden olmasın?