OPEN YOUR HEART Ünite kelimeleri

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
  • advice: tavsiye
  • appreciation: takdir
  • ask opinion: fikrini sormak
  • ask out: davet etmek
  • assassinated: suikaste uğramış
  • assignment: ödev
  • bad news: kötü haber
  • be employed: işe alınmak
  • be injured: yaralanmak, sakatlanmak
  • blossom: çiçek açmak
  • break up: birinden ayrılmak
  • bully: zorbalık etmek
  • burglar: hırsız
  • call back: geri aramak
  • choose: seçmek
  • coincidence: rastlantı
  • communicative: konuşkan
  • complain: yakınmak, şikayet etmek
  • consider: dikkate almak
  • controll his temper: öfkesini kontrol etmek
  • criticism: eleştiri
  • criticize: eleştirmek
  • decision: karar
  • deserted: ıssız, terkedilmiş
  • dim: loş
  • drift apart: uzaklaşmak
  • dye: saç boyamak
  • eagerly: hevesle
  • ear operation: kulak ameliyatı
  • empathy: empati
  • fail: sınavdan kalmak
  • fall apart: duygusal olarak dağılmak
  • fall for someone: aşık olmak
  • fall in love: aşık olmak
  • find: bulmak
  • floating: sabit olmayan, yüzen
  • forgiveness: affetme
  • give seat: yer vermek
  • give up: bırakmak
  • honesty: dürüstlük
  • hurt: yaralanmak
  • ignore: görmezden gelmek
  • inquire: soru sormak
  • knowledge: bilgi
  • lack of communication: iletişim kopukluğu
  • lack of honesty: dürüstlük eksikliği
  • lack of patience: sabır eksikliği
  • lack of respect and love: sevgi ve saygı eksikliği
  • lack of responsibility: sorumsuzluk
  • lack: yoksun olmak
  • leave home: evden ayrılmak
  • live happily: mutlu yaşamak
  • log: kayıt
  • look for something: bir şey aramak
  • loyalty: sadakat
  • make a mistake: hata yapmak
  • make upset: üzmek
  • mistake: hata
  • move to another city: başka şehre taşınmak
  • open-minded: açık görüşlü
  • overcome: üstesinden gelmek
  • overreact: aşırı tepki göstermek
  • patience: sabır
  • patient: sabırlı
  • peaceful: huzurlu
  • play a trick: hile yapmak, kandırmak
  • pop the question: evlenme teklif etmek
  • possible results: olası sonuçlar
  • pretty sure: oldukça emin
  • profound: detaylı, derin
  • purchase: satın almak
  • put aside: bir kenara koymak
  • regretful: pişman
  • remarry: tekrar evlenmek
  • resident: bir yerde oturan/sakin
  • rise: yükselmek
  • sacrifice: feda etme
  • solve: çözmek, halletmek
  • sort out: çözümlemek
  • spill: dökmek
  • steal: çalmak
  • submit: teslim etmek
  • suggest: önermek
  • talented: yetenekli
  • thief: hırsız
  • throw: atmak
  • unbearable: katlanılmaz
  • winner: kazanan
  • worth: değer
  • wreck: kaza yapmak