- 24 Ağu 2025
- 400
- 0
- 16
Bu yaklaşıma göre sanat ile oyun arasında bir takım benzerlikler vardır.
Her iki etkinlik yarar amacı güdülmeden yapılır.
Her ikisi de insanı gündelik yaşamın sıkıntılardan, kaygılarından uzaklaştırarak, insanın adeta kendisini unutmasını sağlar.
Her ikisinde de dış dünyaya yani hayal dünyasına yönelme olur. Bu dünya içinde, insan mutlak özgür olur.
Friedrich Schiller (1759-1805): Ona göre, “İnsan oynadığı sürece insandır.” Schiller’e göre insan, gerçek özgürlüğe ancak sanat yoluyla ulaşabilir. İnsan sanatla uğraşırken, kendini zamandan koparılmış gibi hisseder. Bu ise oyun oynarken zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyişimize benzer. Biz, insanlığımızın burada, dış kuvvetlerin darbesine maruz kalmamış denecek kadar, saf ve tam olarak ortaya çıktığını anlarız
Güzellik Problemi
Estetikte “güzel”in sistemli bir şekilde sorgulanmayabaşlanması ilk kez Baumgarten (1714-1762) ilebirlikte olmuştur. Fakat “güzel”e ilişkin ilk felsefisorgulamalar, İlk Çağa kadar uzanır.
Sanatçılar ve filozoflar güzelliğin ne olduğu vekaynağının ne olduğu sorusuna cevap verebilmek içinöncelikle doğadaki güzellikle sanattaki güzelliğibirbirinden ayırt etmiştir.
a) Nesnelci görüş: Doğadaki güzellik, estetiközneden (insandan) bağımsız olarak vardır. Yaniverilmiş güzelliktir. Mesela; güneşin deniz üzerindendoğuşu ve batışı doğanın bir güzelliğidir.
b) Öznelci görüş: Sanattaki güzellik insanyaratıcılığının bir sonucu olarak, sonradan ortayaçıkan bir güzelliktir. İnsanın estetik bakışı olmadangüzellik olamaz. Çünkü onu beğenecek özneyeihtiyaç vardır.
Güzelliği filozoflar hep farklı tanımlamıştır. Güzellik nedir? sorusunu ilk kez ele alan filozof Platon olmuştur. Platon’a göre güzellik ideadır. Varlıklar güzel ideasından pay aldığı ölçüde güzeldirler. Ona göre güzellik, kişiden kişiye ve çağdan çağa değişmeyen bir değerdir
Aristoteles’e göre güzellik, matematiksel olarak orantılı ve ölçülü olandır. Plotinus’a göre güzellik,“ilahi aklın” evrende ışımasıdır. Kant’a göre güzellik, hiçbir çıkar gözetmeksizin hoşlanmaktır .Schiller’e göre güzellik, aklın ve duyuların şekillenmesidir. Hegel’e göre güzellik, “Geist”in nesnelerde görünmesidir
Her iki etkinlik yarar amacı güdülmeden yapılır.
Her ikisi de insanı gündelik yaşamın sıkıntılardan, kaygılarından uzaklaştırarak, insanın adeta kendisini unutmasını sağlar.
Her ikisinde de dış dünyaya yani hayal dünyasına yönelme olur. Bu dünya içinde, insan mutlak özgür olur.
Friedrich Schiller (1759-1805): Ona göre, “İnsan oynadığı sürece insandır.” Schiller’e göre insan, gerçek özgürlüğe ancak sanat yoluyla ulaşabilir. İnsan sanatla uğraşırken, kendini zamandan koparılmış gibi hisseder. Bu ise oyun oynarken zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyişimize benzer. Biz, insanlığımızın burada, dış kuvvetlerin darbesine maruz kalmamış denecek kadar, saf ve tam olarak ortaya çıktığını anlarız
Güzellik Problemi
Estetikte “güzel”in sistemli bir şekilde sorgulanmayabaşlanması ilk kez Baumgarten (1714-1762) ilebirlikte olmuştur. Fakat “güzel”e ilişkin ilk felsefisorgulamalar, İlk Çağa kadar uzanır.
Sanatçılar ve filozoflar güzelliğin ne olduğu vekaynağının ne olduğu sorusuna cevap verebilmek içinöncelikle doğadaki güzellikle sanattaki güzelliğibirbirinden ayırt etmiştir.
a) Nesnelci görüş: Doğadaki güzellik, estetiközneden (insandan) bağımsız olarak vardır. Yaniverilmiş güzelliktir. Mesela; güneşin deniz üzerindendoğuşu ve batışı doğanın bir güzelliğidir.
b) Öznelci görüş: Sanattaki güzellik insanyaratıcılığının bir sonucu olarak, sonradan ortayaçıkan bir güzelliktir. İnsanın estetik bakışı olmadangüzellik olamaz. Çünkü onu beğenecek özneyeihtiyaç vardır.
Güzelliği filozoflar hep farklı tanımlamıştır. Güzellik nedir? sorusunu ilk kez ele alan filozof Platon olmuştur. Platon’a göre güzellik ideadır. Varlıklar güzel ideasından pay aldığı ölçüde güzeldirler. Ona göre güzellik, kişiden kişiye ve çağdan çağa değişmeyen bir değerdir
Aristoteles’e göre güzellik, matematiksel olarak orantılı ve ölçülü olandır. Plotinus’a göre güzellik,“ilahi aklın” evrende ışımasıdır. Kant’a göre güzellik, hiçbir çıkar gözetmeksizin hoşlanmaktır .Schiller’e göre güzellik, aklın ve duyuların şekillenmesidir. Hegel’e göre güzellik, “Geist”in nesnelerde görünmesidir