- 24 Ağu 2025
- 400
- 0
- 16
İdealizme tepki olarak ortaya çıkmıştır. Evreni, doğayı madde ve somut olarak var olanlarla açıklar. Gerçek maddeseldir. Gerçeklik insan zihninden bağımsızdır. Nesneler, insanın dışında ve duyu deneyiminden bağımsız olarak vardırlar. Bir bilginin doğruluğu, dile getirdiği nesne ya da olgunun var olmasına bağlıdır. Kişisel tecrübeler (deneyimler) ve bilimsel yöntem(deney, gözlem) ön plandadır.
Realistler; insanın yalnız akıl yönünden eğitimine önem vermişler, ruhsal ve sosyal yanlarını yok saymışlardır. Çocuğun ilgi ve isteklerini eğitimde göz ardı etmişlerdir. Bu eğitimde ezber ön plana çıkarken çocuğun iradesi reddedilmiştir. Öğrenci, gerçeği hedeflemesi beklenen bireydir. Öğretmen öğrencilere hem bilgi kazandırmalı hem de bu bilgilerin uygulamasını göstermelidir. Tüm bilgilerimiz sonradan kazanılır. Esasicilik ve daimicilik eğitim felsefelerini etkilemiştir.
Pragmatizm (Faydacılık): İnsanın işine yarayan şeylerin gerçek ve doğru olduğunu savunan felsefi görüştür. Eğitimin başlıca amacı insan hayatını kalite yönünden yükseltmektir. Eğitimin çıkış noktası konu değil, bireydir. Öğrenme ise problem çözme esnasında gerçekleşir. Öğrenme (yani bilgi) yaşantı ürünüdür. Bireyin tüm yaşamı bir bütün olduğundan eğitim yaşamın ta kendisidir. Bireysel özellikler ve çocuğun etkin katılımı önemlidir. Öğretmen yol gösterici olmalıdır. Dünya sürekli değişmektedir; gerçeklik sürekli değişir ve değerlerde görecelidir. Eğitimde demokratik ortam önemlidir. İlerlemecilik ve yeniden kurmacılık eğitim felsefelerini etkiledi.
Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk): İnsan her şeyden daha önemlidir. İnsan kendi kararlarını kendi vermelidir. İnsan kendi davranışlarının ürünüdür; o kendi kendini var eder. Okul ve programlar öğrencilerin özgürlüklerini kısıtlar; eğitimin amacı bu özgürlüklerin artmasıdır. Her öğrencinin, kendi değerler sistemini özgürce ve zorlama olmaksızın geliştirmesine izin verilmeli ve yardımcı olunmalıdır.
Her türlü ahlak sistemi kaldırılmalı, kişi serbest bırakılmalı, seçimini serbest olarak yapabilmelidir. Her türlü meslek eğitimine karşıdır, kişilerin ne olacağını okul belirlememelidir.
Eğitimde program ve öğretmenden daha önemli olan öğrencidir. Varoluşçu öğretmen; yardıma gereksinim duyan, öğrencinin yardımına koşan ve kişiliğin geliştirilmesine yardım etme zorunluluğunda olan bir kişidir. Hümanist eğitimi etkilemiştir.
Hümanizm (İnsancıl): 14. yüzyılda doğan bu görüş, insanlık sevgisini, insanın yüceliğini, amaç ve olgunluk sayan bir öğretidir. Bu görüş, Rönesans’la yeniden filizlenen, öğrenme ve zihinsel etkinliklere olan eğilimi göstermektedir. İnsancıl görüş, gerçeğin yapısında ruhsal ve ideal değerlere yer verir. Bu değerler ise, insanların tarihsel süreç içinde oluşturdukları büyük ve klasik eserlerde bulunmaktadır.
Natüralizm (Doğacı): Karşı karşıya geldiği her olayı doğa yasalarına indirgeyerek ele alan bir görüştür. Dil ve edebiyatın yapay olduğunu, bu nedenle eğitime temel oluşturamayacağını savunurlar. Ancak fen bilimlerinin eğitime temel kaynak olabileceğini savunurlar. Natüralistlere göre gerçek doğadır ve insan doğanın bir parçası olarak doğal bir varlıktır. Eğitim de bireyin doğasına uygun olmalıdır. Eğitim programları birey merkezli olmalıdır. Çocuk yetişkin oluncaya kadar hiçbir ahlaki değer ve inanç verilmemelidir.
Realistler; insanın yalnız akıl yönünden eğitimine önem vermişler, ruhsal ve sosyal yanlarını yok saymışlardır. Çocuğun ilgi ve isteklerini eğitimde göz ardı etmişlerdir. Bu eğitimde ezber ön plana çıkarken çocuğun iradesi reddedilmiştir. Öğrenci, gerçeği hedeflemesi beklenen bireydir. Öğretmen öğrencilere hem bilgi kazandırmalı hem de bu bilgilerin uygulamasını göstermelidir. Tüm bilgilerimiz sonradan kazanılır. Esasicilik ve daimicilik eğitim felsefelerini etkilemiştir.
Pragmatizm (Faydacılık): İnsanın işine yarayan şeylerin gerçek ve doğru olduğunu savunan felsefi görüştür. Eğitimin başlıca amacı insan hayatını kalite yönünden yükseltmektir. Eğitimin çıkış noktası konu değil, bireydir. Öğrenme ise problem çözme esnasında gerçekleşir. Öğrenme (yani bilgi) yaşantı ürünüdür. Bireyin tüm yaşamı bir bütün olduğundan eğitim yaşamın ta kendisidir. Bireysel özellikler ve çocuğun etkin katılımı önemlidir. Öğretmen yol gösterici olmalıdır. Dünya sürekli değişmektedir; gerçeklik sürekli değişir ve değerlerde görecelidir. Eğitimde demokratik ortam önemlidir. İlerlemecilik ve yeniden kurmacılık eğitim felsefelerini etkiledi.
Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk): İnsan her şeyden daha önemlidir. İnsan kendi kararlarını kendi vermelidir. İnsan kendi davranışlarının ürünüdür; o kendi kendini var eder. Okul ve programlar öğrencilerin özgürlüklerini kısıtlar; eğitimin amacı bu özgürlüklerin artmasıdır. Her öğrencinin, kendi değerler sistemini özgürce ve zorlama olmaksızın geliştirmesine izin verilmeli ve yardımcı olunmalıdır.
Her türlü ahlak sistemi kaldırılmalı, kişi serbest bırakılmalı, seçimini serbest olarak yapabilmelidir. Her türlü meslek eğitimine karşıdır, kişilerin ne olacağını okul belirlememelidir.
Eğitimde program ve öğretmenden daha önemli olan öğrencidir. Varoluşçu öğretmen; yardıma gereksinim duyan, öğrencinin yardımına koşan ve kişiliğin geliştirilmesine yardım etme zorunluluğunda olan bir kişidir. Hümanist eğitimi etkilemiştir.
Hümanizm (İnsancıl): 14. yüzyılda doğan bu görüş, insanlık sevgisini, insanın yüceliğini, amaç ve olgunluk sayan bir öğretidir. Bu görüş, Rönesans’la yeniden filizlenen, öğrenme ve zihinsel etkinliklere olan eğilimi göstermektedir. İnsancıl görüş, gerçeğin yapısında ruhsal ve ideal değerlere yer verir. Bu değerler ise, insanların tarihsel süreç içinde oluşturdukları büyük ve klasik eserlerde bulunmaktadır.
Natüralizm (Doğacı): Karşı karşıya geldiği her olayı doğa yasalarına indirgeyerek ele alan bir görüştür. Dil ve edebiyatın yapay olduğunu, bu nedenle eğitime temel oluşturamayacağını savunurlar. Ancak fen bilimlerinin eğitime temel kaynak olabileceğini savunurlar. Natüralistlere göre gerçek doğadır ve insan doğanın bir parçası olarak doğal bir varlıktır. Eğitim de bireyin doğasına uygun olmalıdır. Eğitim programları birey merkezli olmalıdır. Çocuk yetişkin oluncaya kadar hiçbir ahlaki değer ve inanç verilmemelidir.