Travel Ünite kelimeleri

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
  • activity based vacations: aktivite tatilleri
  • adventure vacation: macera tatili
  • all-inclusive hotels: her şey dahil oteller
  • beach vacations: plaj tatili
  • camping: kamp yapma
  • cruise vacation: gemi tatili
  • cultural vacation: kültürel tatil
  • cycling vacation: bisikletle çıkılan tatil
  • digital detox: kişinin elektronik aletlerden isteyerek uzak kalması
  • diving trip: dalış gezisi
  • facility based vacations: olanak temelli tatiller
  • glamping: tesislerde yapılan kamp
  • hiking vacation: doğa yürüyüşü tatili
  • jet skiing: deniz motosikleti
  • kayaking: kano sporu
  • mountaineering: dağcılık
  • outdoor vacations: açıkhava tatilleri
  • parasailing: paraşütle uçma sporu
  • safari vacation: safari tatili
  • scuba diving: tüple dalış
  • skiing vacation: kayak tatili
  • snorkelling: şnorkelle yüzme
  • sports tours: spor gezileri
  • staycation: evde geçirilen tatil
  • sunbathing: güneşlenme
  • surfing: sörf yapma
  • trekking and hiking vacations: doğa ürüyüşü tatilleri
  • voluntourism: gönüllü turizm
  • windsurfing: rüzgar sörfü
  • OTHER IMPORTANT WORDS
  • a boat trip: tekne turu
  • a three-day vacation: üç günlük tatil
  • a two- night stay: iki gece konaklama
  • a window seat: cam kenarı koltuk
  • accommodation: konaklama
  • airline company: havayolu şirketi
  • all-inclusive resort: her şey dahil tatil yeri
  • all-inclusive stay: herşey dahil konaklama
  • an aisle seat: koridor koltuğu
  • arrival: varış
  • available: müsait, uygun
  • B&B: oda kahvaltı
  • bad sides: kötü yönler
  • baggage allowance: bagaj limiti
  • be abroad: yurtdışında olmak
  • book a flight: uçak bileti rezervasyonu yapmak
  • book a room: oda rezervasyonu yapmak
  • booking a room: oda rezervasyonu yapmak
  • boutique: butik mağaza
  • bungalow: bungalov ev
  • bus journey: otobüs yolculuğu
  • by the window: cam kenarı
  • campsite: kamp yeri
  • caravan: karavan
  • check-in: biletini kontrol etmek
  • climate: iklim
  • confirm your flight: uçuşu onaylamak
  • contact number: iletişim numarası
  • cuisine: mutfak kültürü
  • cultural events: kültürel etkinlikler
  • customer: müşteri
  • date: tarih
  • departure: kalkış
  • destination: gidilecek yer
  • destination: varış yeri
  • double room: çift kişilik oda
  • duration: süre
  • excursion: gezi
  • first class: birinci sınıf
  • food and restaurants: yemek ve restoranlar
  • good sides: iyi yönler
  • half-board stay: yarım pansiyon konaklama
  • have itchy feet: leyleği havada görmek(deyim)
  • historic sites: tarihi yerler
  • hit the road: yola çıkmak
  • hour: saat
  • identity: kimlik
  • landmark: şehir simgesi
  • location: konum
  • make a reservation: rezervasyon yapmak
  • must-see places: mutlaka görülmesi gereken yerler
  • national parks: milli parklar
  • non-smoking area: sigara içilmeyen bölüm
  • one table for four: 4 kişilik masa
  • paddle boarding: kürek sörfü
  • palace: saray
  • passenger: yolcu
  • price: fiyat
  • recommend: tavsiye etmek
  • relaxation: dinlenme
  • rental villa: kiralık yazlık ev
  • reservation: rezervasyon
  • reserved: (birine) ayrılmış
  • rest: dinlenme
  • return: geri dönmek
  • sea food: deniz ürünleri
  • shopping: alışveriş
  • sights: görülecek yerler
  • sightseeing spots: gezilecek yerler
  • single room: tek kişilik oda
  • souvenir shops: hediyelik eşya
  • sports activities and events: spor aktiviteleri
  • stay: kalmak
  • subway: metro
  • take a rest: dinlenmek
  • tax included: vergiler dahil fiyat
  • the best price: en iyi fiyat
  • the earliest flight: en erken uçuş
  • the number of people: kişi sayısı
  • price: fiyat, ücret
  • top things to do: yapılacak en popüler şeyler
  • tourist attractions: turistik yerler
  • tower: kule
  • transportation: ulaşım
  • travel agent: seyahat acentesi
  • travel alone: tek başına seyahat etmek
  • travel guide: seyahat rehberi
  • trip: gezi
  • Turkish delight: Türk lokumu
  • visit: ziyaret etmek
  • weather: hava durumu
  • with a sea view: deniz manzaralı
  • worth seeing: görülmeye değer