Ünsüz türemesi görülen kelimeler:

mervetufan

Öğretmen
24 Ağu 2025
400
0
16
  • aff ⇒ af ⇒ affetmek, affı
  • hiss ⇒ his ⇒ hissetmek, hissi
  • zann ⇒ zan ⇒ zannetmek, zannı
  • redd ⇒ ret ⇒ reddetmek, reddi
  • şıkk ⇒ şık ⇒ şıkkı,
  • zemm ⇒ zem ⇒ zemmetmek,
  • hall ⇒ hal ⇒ halli, halletmek…
  • fiat⇒ fiyat,
  • faide⇒ fayda,
  • zaif⇒ zayıf,
  • repertuar⇒ repertuvar,
  • lâboratuar⇒ lâboratuvar
  • konservatuar⇒ konservatuvar,
  • tual⇒ tuval,
  • tualet⇒ tuvalet…
*Bu kelimelere benzeyip de ünsüz türemesi görülmeyen kelimeler:
  • Duayen, fail, faiz, fuar, fuaye, kuaför, lâik, puan, suare…
» Ünsüz düşmesi görülen kelimeler:

Türkçede ikiz ünsüz bulunmaz. Bu yüzden Arapçadan dilimize geçmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunduran kelimeler yalın durumunda kullanıldığında ünsüzlerden biri düşer.
  • hakk⇒ hak,
  • redd⇒ ret,
  • hiss⇒ his,
  • zann⇒ zan,
  • zemm⇒ zem,
  • hall⇒ hal,
  • şıkk⇒ şık,
  • afv⇒ af…
*Alıntı kelimelerden “ft, st” ünsüz çiftleriyle bitenlerin bir kısmında “t” sesi söyleyişte düşme eğilimi gösterse de yazıda korunur.
  • çift, rast, serbest…
*Farsça “hane” kelimesiyle yapılan birleşik kelimelerde “ha” hecesi korunmalıdır.
  • Hastahane, pastahane, postahane, muayenehane, yazıhane, sarphane, dökümhane, yatakhane, yemekhane, dershane, eczahane…
*Fransızca’dan dilimize girmiş olan sürpriz kelimesindeki r, yazıda da konuşmada da korunur.

» n ⇒ m değişimi görülen kelimeler:


Türkçe veya yabancı kelimelerde b’den önce gelen n sesi m’ye dönüşebilmektedir.
  • saklanbaç⇒ saklambaç,
  • dolanbaç⇒ dolambaç,
  • anbar⇒ ambar,
  • canbaz⇒ cambaz,
  • anber⇒ amber,
  • çeharşenbe⇒ çarşamba,
  • pencşenbe⇒ perşembe,
  • çenber⇒ çember,
  • sünbül⇒ sümbül,
  • penbe⇒ pembe,
  • tenbel⇒ tembel,
  • menba⇒ memba…
*İstanbul, Safranbolu, Zeytinburnu, düzenbaz, sonbahar, bin bir, binbaşı, onbaşı gibi kelimelerde söyleyişte m’ye doğru bir kayma olmasına rağmen yazıda yine “n” olarak korunur.

» i ⇒ ı dönüşümü görülen bazı Arapça kelimeler:

Bunlarda “k” sesi daima kalın okunur.
  • inkılâp, inkıyat…
» b ⇒ p değişmesine uğratılan Arapça kelimeler:

* “s”den sonra gelen “b”, “p”ye dönüşür.
  • nispet, ispat, kispet, müspet, naspetmek, tespit, tespih…
* “s”den sonra gelmeyen “b”ler ise olduğu gibi kalır.
  • Makbul, ikbal, tatbik, teşbih…
» c ⇒ ç değişmesi görülen ve görülmeyen Arapça kelimeler:
  • eçhel, içtihat, içtimaî, meçhul…
  • mescit, tescil, teşci…
» d ⇒ t değişmesi görülen yabancı kelimeler:

* Farsça “-dar” soneki bulunduran kelimelerde d, t’ye dönüşür.

emektar, minnettar, silâhtar, taraftar…
* Bazı Arapça kelimeler:

metfun, methal, methiye, tetkik…
* Bazı Arapça kelimelerde “d” korunmuştur:
  • takdim, takdir (taktir farklı anlamdadır), takdis, tasdik, tekdir…
* “din” kelimesiyle kurulmuş Arapça isimler:
  • Seyfettin, Necmettin, Hayrettin…
* “abd” kelimesiyle kurulmuş olan ve “u”lu veya “ü”lü kullanılan Arapça isimler:
  • Abdullah, Abdurrahman…
  • Abdülkadir, Abdülkerim, Abdülaziz, Abdülhamit, Abdüsselâm…
17. HEM AYRI HEM BİTİŞİK YAZILABİLEN EKLER

Ek-fiilin çekimleri olan “iken, ile, ise” kelimeleri kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır. Ama bunların bitişik yazılış şekilleri de vardır: -ken, -le, -se. Bitişik yazılırken araya kaynaştırma harfi de girebilir.

Ama bu eklerden sadece “-ken”, hiçbir zaman ünlü uyumlarına uymaz; her kelimeden sonra “iken” ya da “-ken” olarak yazılır.
  • Alır iken ⇒ alırken,
  • okulda iken⇒ okuldayken,
  • gelenler ile⇒ gelenlerle,
  • Ali ile⇒ Ali’yle,
  • çanta ile⇒ çantayla
  • olacak ise⇒ olacaksa,
  • okumalı ise⇒ okumalıysa…
18.ÜNLÜ UYUMLARINA AYKIRI OLAN EKLERİN YAZIMI

» -yor
(şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır.

geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor…

» -ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şeklinde yazılır.
  • alırken, koşarken, bakarken…
» -leyin (isimden zarf yapan ek): Ünlü uyumlarına aykırıdır.
  • sabahleyin, akşamleyin
» -(İ)mtırak (sıfattan sıfat yapan ek):
  • yeşilimtırak, mavimtırak, ekşimtırak…
» -ki (Aitlik eki, ilgi zamiri ve sıfat yapan ek): “bugünkü, dünkü, öbürkü” kelimeleri hariç -ki eki ünlü uyumlarına aykırıdır; -ki şeklinde yazılır ve okunur.
  • onunki, yukarıdaki, akşamki…
» -taş (isimden isim yapan ek):
  • meslektaş, ülküdaş…
» -gil (aile bildirir):
  • halamgil, dayımgil, baklagiller…
19. ALINTI KELİMELERDE KESME İŞARETİNİN KULLANILMASI KULLANILMAMASI

» Bazı Arapça kelimeler gırtlak ünsüzü taşıdıkları, Türkçede de bu özelliği anlaşılacak şekilde telâffuz edildiği için kesme işareti barındırırlar:

  • “an’ane, an’anevî, bid’at, cür’et, cür’etkâr, cüz’î, iz’an, kat’î, kat’iyen, kat’iyet, kıt’a, kur’a, Kur’an, mel’un, mes’ul, mes’uliyet, mes’ut, meş’ale, sun’î, sür’at, şer’î, vak’a.”
*Alıntı olup da kesmesiz kullanılan bu yapıda kelimeler de vardır.
  • defa, defetmek, heyet, menetmek, mesele, neşe, neşet, sanat…
Aşağıdaki kelimelere iyelik ekinin getirilmesi, aslında kelimenin sonunda bulunup da dilimizde eriyen gırtlak ünsüzünü ortaya çıkarır ve kesme işaretini gerektirir. (Bu kelimelerdeki ekler iyelik ekidir.)
  • cem ⇒ cem’i,
  • cüz ⇒ cüz’ü,
  • kat ⇒ kat’ı,
  • men ⇒ men’i,
  • nev ⇒ nev’i,
  • tab ⇒ tab’ı…
*Sonunda gırtlak ünsüzü bulunan kelimeler iyelik ekini -ı, -i biçiminde alırlar. Bunlardan cami ve mâni kelimeleri camisi ve mânisi şeklinde de olabilir. Bunlar yalın hâlde kullanıldıklarında sonlarında tek ünlü vardır.
  • bayi⇒ bayii, cami⇒ camii veya camisi,
  • mâni⇒ mânii veya mânisi,
  • memba⇒ membaı,
  • mısra⇒ mısraı,
  • sanayi⇒ sanayii…
*Bu kelimelere yönelme hâl eki getirildiğinde araya “y” sesi girebilir de girmeyebilir de. Her iki kullanış da doğrudur:
  • bayiye, bayie; camiye; camie; membaya, membaa; mevzuya, mevzua, mısraya, mısraa…
  • bayiyi, bayii; camiyi; camii; membayı, membaı; mevzuyu, mevzuu, mısrayı, mısraı…
*Bazı Arapça kelimelerde kısa ünlüden sonra gelen gırtlak ünsüzü dilimizde kaybedilerek ondan önceki ünlü uzun okunur.
  • dava, mamur, mana, memur, resen, tamim, tecil, tediye, tehir, telif, tesir…
20. SATIR SONUNDA KELİMELERİN BÖLÜNMESİ

» Satır sonunda, yer kalmadığı için yarım kalan kelimelerin bölünmüş olduğunu, yani devamının altta olduğunu göstermek için satır sonunda kısa çizgi kullanılır:

  • … O zaman gördü ki, küçük çocuk, memleketlisi, minimini yavru ağlıyor. Ses-
    sizce, titreye titreye ağlıyor.
» Birleşik kelimeler de tek kelime gibi telâffuz edilerek heceleme buna göre yapılır.
  • ………………………………………… ba-
    şöğretmen Atatürk ……………… il-
    kokuldayken …………..Karaosma-
    noğlu’nun……………………
» Kelimeler satır sonunda ve başında bir tek harf kalacak şekilde bölünmez. Aşağıdaki gibi kullanımlar yanlıştır:
  • ……………………………………………..a-
    rabayla ………………………………….u-
    çurtmamızın …………………….cami-
    i ……………………………………….niha-
    î………………………………..
Doğruları şöyle olacaktır:
  • ……………………………………………ara-
    bayla ……………………………….uçurt-
    mamızın ……………………………….ca-
    mii …………………………………………ni-
    haî………………………………
» Özel isimlerde ve rakamlarda kesme işareti satır sonuna geliyorsa ve kesme işaretinden sonraki kısmın alt satıra geçmesi gerekiyorsa bu durumda kısa çizgi kullanılmaz:
  • ……………………….. Geçen yıl Ankara’
    daki akrabalarımıza …………….1996′
    da …………………………..
» Gırtlak ünsüzü için kesme kullanılan kelimelerde kesmeli heceler satır sonuna getirilmez.
  • ………………………………………………meş’-
    aleyi değil ……….meş’a-
    leyi olacak ………… kur’-
    dan değil …………..kur’a-
    dan. olacak
» “de” ve “ki” bağlacı ile “mi” soru ekinden önceki kelime satır sonunda kalıyor da bu ek ve bağlaçlar alt satıra iniyorlarsa araya (satır sonuna) kısa çizgi konmaz:
  • ………………………………… önünde kitap
    da yoktu ………………………….. gördüm
    ki söylüyorum ………………… geçen yıl
    mı kazanmış?
» Özgün imlâsıyla yazılan yabancı kelimeler satır sonunda kendi dillerinin kurallarına göre bölünür.

21. Alıntı Kelimelerin Yazımının Dilimize Uyarlanması-Uyarlanmaması

1- Dilimize mal olmuş yabancı kelimeler Türkçede söylendiği gibi yazılır.

  • kulüp, kent, kamu, duvar, merdiven, çamaşır, pencere, kitap, iskele, banka, sigorta, sandalye…
*Dilimize mal olan ya da olmayan bazı kelimeler söylendiği gibi yazılmamaktadır:
  • beysbol, blender, funya, çikolata, entelektüel, firkateyn, fosseptik, kampus, master, mönü…
2- İki ünsüzle biten bazı Arapça ve Farsça kelimelerin son iki ünsüzü arasına ünlü girer:
  • emr>emir, keşf>keşif, azl>azil, nakl>nakil, hükm>hüküm, bahs>bahis, fikr>fikir, nutk>nutuk, sabr>sabır, şahs>şahıs, şehr>şehir, ilm>ilim, zehr>zehir.
*Bu kelimelere ünlüyle başlayan bir ek veya yardımcı fiil eklendiğinde, sonradan konan ünlü, yazılışta da okunuşta da düşer.
  • emir>emretmek, keşif>keşfi, azil>azli, nakil>nakledilmek, hüküm>hükmü, bahis>bahsimiz, fikir>fikrin, nutuk>nutku, sabır>sabretmek, şahıs>şahsı, şehir>şehrim, ilim>ilminiz, zehir>zehri, zikir>zikreylemek
3- İçinde iki veya daha fazla ünsüzün yan yana bulunduğu yabancı kelimeler olduğu gibi yazılır:
  • alafranga, apartman, biyografi, elektrik, gangster, orkestra, telgraf…
4- İki ünsüzle başlayan ve iki ünsüzle biten batı kökenli kelimeler olduğu gibi yazılır; ünsüzler arasına ünlü konmaz:
  • gram, gramer, grup, kral, kredi, kritik, plân, pratik, problem, program, proje, prova, psikoloji, slogan, spor, stil, stüdyo, trafik, tren…
    film, aks, form, lüks, modern, natürmort, risk, slayt, teyp…
5- Bazı yabancı kelimelerde kelime başında veya iki ünsüz arasında ünlü türemiştir. Bunlar da bu yeni şekilleriyle kullanılırlar:
  • iskarpin, iskele, istasyon, iskelet, istatistik, kulüp…
6- Ön ek, son ek veya edat bulunduran yabancı kelimelerle iki kelimeden oluşan yabancı kelimeler:
  • alelhusus, alelâcele, bîçare, bilâistisna, bilvesile, bîvefa, ilelebet, lâdinî, lâkayt, naçar, namağlûp, namevsut, namüsait, namütenahi,
  • Panislâmizm, Panturanizm, Pantürkizm,
  • reorganizasyon, sürrealizm, realizm, romantizm…
  • otobiyografi, telekart, telekonferans, bankamatik…
7- Batı kökenli kelimelerin içindeki ve sonundaki “g” sesi korunur:
  • lig, org, morg, biyografi, dogma, magma, monografi, paragraf, program, arkeolog, demagog, diyalog, jeolog, katalog, monolog, psikolog, Türkolog, ürolog…
*Ancak “coğrafya, fotoğraf, topoğraf” kelimelerinde “g”ler “ğ”ye dönmüştür.

8- Ödünçlemeler (dilimize mal olmamış kelimeler) özgün imlâları ile yazılır:
  • by-pass, center, centrum, check-up, fuel-oil, pipeline, pizza, spaghetti…
9- Bilim, sanat ve uzmanlık dallarında kullanılan terimler de özgün imlâları ile yazılır.
  • andante (müzik), cuprum (kimya), deseptyl (eczacılık), quercus, terminus technicus (teknik terim).
10- Yabancı dillerden alıntı yapılan deyim ve sözler özgün imlâları ile yazılır.
  • Veni, vidi, vici (Geldim, gördüm, yendim.);
  • conditio sine qua non (Olmazsa olmaz.);
  • eppur si muove (Dünya her şeye rağmen dönüyor.);
  • to be or not to be (olmak veya olmamak);
  • l’art pour l’art (Sanat sanat içindir.);
  • l’Etat c’est moi (Devlet benim.);
  • traduttore traditore (Çevirmen haindir.);
  • persona non grata (istenmeyen kişi).
  • Mesele falan değildi öyle,
    To be or not to be kendisi için;
    Bir akşam uyudu;
    Uyanmayıverdi. (Orhan Veli Kanık)
22. YABANCI ÖZEL ADLARIN YAZIMI

a. Arapça ve Farsça özel adların yazımı

1- Türkler tarafından kullanılan kişi adları Türkçedeki söylenişine göre yazılır:

  • Ahmet, Bedrettin, Fuat, Mehmet, Necmettin, Ömer, Rıza, Saadettin
Aynı isimlerin Araplar ve Farslar tarafından kullanıldığı belirtilecekse yumuşak ünsüzler korunur. Bu imlâ, bilimsel çalışmalarda da kullanılabilir:
  • Ahmed, Bedreddin, Fuad, Muhammed, Necmeddin, Saadeddin …
2- Arapça ve Farsça yer adları Türkçe söyleyişe göre yazılır:
  • Cezayir, Fas, Filistin, Mısır, Suudi Arabistan, Bağdat, Cidde, Halep, İsfahan, İskenderiye, Medine, Mekke, Şam, Şiraz
b. Lâtin alfabesini kullanan milletlere ait özel isimlerin yazılışı

Yabancı özel adlardan türemiş akım adlarıyla dilimizde eskiden beri Türkçe biçimiyle kullanılan kişi ve yer adları Türkçe söyleyişe göre yazılır. Bunların dışındaki yabancı özel adlar özgün imlâlarıyla yazılır. Bu kelimelerdeki özel karakterler ve işaretler de mümkün olduğunca (baskı sırasında bulunabiliyorsa) korunur:

  • Napolyon, Şarlken, Atina, Brüksel, Cenevre, Londra, Marsilya, Münih, Paris, Roma, Selânik, Venedik, Viyana, Hollânda…
  • Alain, Beethoven, Byron, Shakespeare, Nice, New York, Rio de Janerio, Molière…
  • Marksist, Dekartçılık, Kartezyenizm…
  • realist, realizm, romantizm, dadaizm, fütürizm vb.
c. Yunanca adların yazımı

Yunanca isimler, Yunan harflerinin Lâtin alfabesindeki karşılıkları kullanılarak yazılır:

  • Homeros, Herodotos, Sokrates, Aristoteles, Platon, Papandreu…
Bazıları dilimiz söyleyişine uyarlanarak kullanılmaktadır:
  • Herodot, Sokrat, Aristo, Eflâtun, Pisagor, Öklid
d. Rusça adların yazımı

Rusça isimler, Rus harflerinin Lâtin alfabesindeki karşılıkları kullanılarak yazılır:

  • Çaykovski, Gogol, Puşkin, Tolstoy, Petersburg
Ancak “Moskva” kelimesi dilimizde “Moskova” olarak kullanılmaktadır.

Rusçadan alınan bazı kelimelerin yazımı:
  • Enisei⇒Yenisey
  • Dostoevskiy⇒Dostoyevski
  • Çexov⇒Çehov
e. Çince ve Japonca adların yazılışı

Çince ve Japonca adlar, Türkçede yerleşmiş biçimlerine göre yazılır. Kişi isimlerinde tire kullanılır:

  • Pekin, Şanghay, Tokyo, Hiroşima, Osaka, Sun Yat-sen, Lin Yu-tang…
23. Diğer Türklere Ait İsimlerin Yazımı

Türk devlet ve topluluklarına ait isimler, ünlüler bakımından Türkiye Türkçesine, ünsüzler bakımından ilgili Türk toplumundaki kullanıma göre yazılır:

  • Azerbaycan, Özbekistan, Taşkent, Semerkant, Bakû…
  • İslâm Kerimov, Nebi Hazri, Saparmurad Niyazov, Gasım Gasımzade…
Öteden beri tanınan şahısların isimleri Türkçedeki yaygın imlâları ile yazılır:
  • Cengiz Aytmatov
Lâtin alfabesinde bulunmayan harfler kullanılmaz:
  • Baxtiyar ⇒ Bahtiyar,
  • Baykoñur ⇒ Baykonur…