- 24 Ağu 2025
- 400
- 0
- 16
Sözcük: İnsanlar arasındaki iletişimi sağlayan dilin anlamlı en küçük parçasına sözcük (kelime) denir. Sözcükler herhangi bir varlığı, kavramı ya da eylemi karşılayabilir.
Örnekler
İki gündür dişinde bir sızı hissediyordu.
Havalar ısınınca çocuklar parklara akın etti.
Ağacın sararan yaprakları bir bir döküldü.
Uyarı
Yan anlam, sözcüğün gerçek anlamından biraz uzaklaşarak cümle içinde kazandığı yeni anlamdır. Ancak, “Ortaokul Türkçe Müfredatı”nda yan anlam diye bir konu yoktur. Bu yüzden yan anlama sahip olan sözcükleri de gerçek anlam olarak değerlendiririz.
Kapının kolu yeni boyanmış.
Şişenin ağzını kapatır mısın?
Bu cümlelerdeki ağız ve kol sözcükleri yan anlamda kullanılmıştır. Ancak bu konu müfredatta yer almadığı için sorularda gerçek anlam olarak değerlendiririz.
Örnekler
Bu davranışıyla herkesin gözünde büyüdü.
Bana iyi davranmasına rağmen ona bir türlü ısınamadım.
Hayat koşulları onu katı yürekli olmaya zorlamıştı.
Örnekler
Oyunun ilk perdesi bitmeden seyirciler kımıldanmaya başladı.
Kol kaslarını güçlendirmek için düzenli olarak egzersiz yapıyor.
Bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliğine hücre denir.
Örnekler
Hava iyice soğudu, üşütmeyesiniz. (Dokunma duyu organımız, deri)
Acılı sıcak bir çorba sana iyi gelir. (Tatma duyu organımız, dil)
Taze ekmek kokusu tüm mutfağı sardı. (Koku alma duyu organımız, burun)
Çocuklar, zil sesini duyar duymaz bahçeye koştular. (Duyma duyu organımız, kulak)
Yemyeşil çimlerde uzanmaktan her zaman keyif almıştır. (Görme duyu organımız, göz)
Örnekler
Bir adım daha atacak hâli yoktu.
Heyecandan eli ayağına dolaştı.
Merhametin kaynağı sevgidir.
Tek ihtiyacın olan biraz cesaret.
Hiçbir duyu organımızla algılayamadığımız, kavrayamadığımız için “hâl, heyecan, merhamet, sevgi, cesaret” sözcükleri soyuttur.
Örnekler
Bu kap en fazla bir litre süt alır. (İçine sığmak)
Nihayet iyi haberler aldık. (Kendine ulaştırılmak, iletilmek)
Masanın tozunu ıslak bir bezle aldı. (Temizlemek)
Üstüne bir battaniye alıp uyudu. (Örtmek)
1. Gerçek (Temel) Anlam
Sözcüğün sözlükteki ilk anlamına ve bu anlamdan tamamen uzaklaşmadan kazandığı yeni anlamlara gerçek anlam denir.Örnekler
İki gündür dişinde bir sızı hissediyordu.
Havalar ısınınca çocuklar parklara akın etti.
Ağacın sararan yaprakları bir bir döküldü.
Uyarı
Yan anlam, sözcüğün gerçek anlamından biraz uzaklaşarak cümle içinde kazandığı yeni anlamdır. Ancak, “Ortaokul Türkçe Müfredatı”nda yan anlam diye bir konu yoktur. Bu yüzden yan anlama sahip olan sözcükleri de gerçek anlam olarak değerlendiririz.
Kapının kolu yeni boyanmış.
Şişenin ağzını kapatır mısın?
Bu cümlelerdeki ağız ve kol sözcükleri yan anlamda kullanılmıştır. Ancak bu konu müfredatta yer almadığı için sorularda gerçek anlam olarak değerlendiririz.
2. Mecaz Anlam
Bir sözcüğün, gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak cümle içinde kazandığı yeni anlamdır.Örnekler
Bu davranışıyla herkesin gözünde büyüdü.
Bana iyi davranmasına rağmen ona bir türlü ısınamadım.
Hayat koşulları onu katı yürekli olmaya zorlamıştı.
3. Terim Anlam
Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüktür.Örnekler
Oyunun ilk perdesi bitmeden seyirciler kımıldanmaya başladı.
Kol kaslarını güçlendirmek için düzenli olarak egzersiz yapıyor.
Bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliğine hücre denir.
4. Somut Anlam
Beş duyu organımızın herhangi biriyle algılayabildiğimiz veya kavrayabildiğimiz anlamları ifade eden sözcüklerdir.Örnekler
Hava iyice soğudu, üşütmeyesiniz. (Dokunma duyu organımız, deri)
Acılı sıcak bir çorba sana iyi gelir. (Tatma duyu organımız, dil)
Taze ekmek kokusu tüm mutfağı sardı. (Koku alma duyu organımız, burun)
Çocuklar, zil sesini duyar duymaz bahçeye koştular. (Duyma duyu organımız, kulak)
Yemyeşil çimlerde uzanmaktan her zaman keyif almıştır. (Görme duyu organımız, göz)
5. Soyut Anlam
Beş duyu organımızın herhangi biriyle algılayamadığımız veya kavrayamadığımız anlamları ifade eden sözcüklerdir.Örnekler
Bir adım daha atacak hâli yoktu.
Heyecandan eli ayağına dolaştı.
Merhametin kaynağı sevgidir.
Tek ihtiyacın olan biraz cesaret.
Hiçbir duyu organımızla algılayamadığımız, kavrayamadığımız için “hâl, heyecan, merhamet, sevgi, cesaret” sözcükleri soyuttur.
6. Çok Anlamlılık
Bir sözcüğün birden çok anlamı ifade edecek şekilde kullanılmasına çok anlamlılık denir.Örnekler
Bu kap en fazla bir litre süt alır. (İçine sığmak)
Nihayet iyi haberler aldık. (Kendine ulaştırılmak, iletilmek)
Masanın tozunu ıslak bir bezle aldı. (Temizlemek)
Üstüne bir battaniye alıp uyudu. (Örtmek)