Kimi İslam bilginleri yeryüzünde bu-
lunan nesne ve maddelerin Allah’ın
(c.c.) varlığına ve birliğine açık bir
delil olduğunu söyleyerek başka
delil aramaya gerek olmadığını be-
lirtmişlerdir. Kimileri de insanların
kendi başlarına Allah’ın (c.c.) var-
lığını ve birliğini idrak edemeye-
ceklerini öne sürerek çeşitli deliller
ortaya koymuşlardır.14
Bu delillerden biri, gaye ve nizam
delilidir. Bu delil dış dünyada gör-
düğümüz varlıkların sahip olduğu
düzen ve amaçtan hareketle Al-
lah’ın (c.c.) varlığını ve birliğini is-
patlamaya çalışır. Kâinatta var olan
her şey bir ölçü ve ahenk içindedir.
Hücreden insana, atomdan galak-
silere kadar mükemmel bir düzen
işlemektedir. “Biz her şeyi bir öl-
çüye göre yarattık.”15 ayeti buna
işaret eder.
Kur’an-ı Kerim’de, evrende kusur-
suz bir düzenin işlediğini gösteren
pek çok ayet vardır. Bu ayetlerden
birinde şu ifadeler yer alır: “O ki
birbiri ile tam bir uyum içinde
yedi göğü yaratmıştır. Rahmân
olan Allah’ın yaratışında hiçbir
uygunsuzluk göremezsin. Gözü-
nü çevir de bir bak, bir bozukluk
görebiliyor musun? Sonra gözü-
nü, tekrar tekrar çevir bak; göz
(aradığı bozukluğu bulmaktan)
âciz ve bitkin halde sana döne-
cektir.”16
Bu dünyada hiçbir şey boş yere yaratılmamıştır. Her varlığın bir amacı vardır. El iş yapma-
ya, dil konuşmaya ve kanat uçmaya yaramaktadır. Kış mevsimi gelince C vitaminine ihti-
yaç duyan insan vücudu için doğada bu vitamini içeren meyveler yetişir. Kur’an-ı Kerim bu
gerçeği şöyle anlatır: “Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık...”17 Tüm
bunlar her şeyin kudretli bir yaratıcı tarafından oluşturulduğu fikrini desteklemektedir. O
da şüphesiz Yüce Allah’tır.
14 bk. Bekir Topaloğlu, “Allah”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 2, s. 474.
15 Kamer suresi, 49. ayet.
16 Mülk suresi, 3-4. ayetler.
17 Sâd suresi, 27. ayet.
lunan nesne ve maddelerin Allah’ın
(c.c.) varlığına ve birliğine açık bir
delil olduğunu söyleyerek başka
delil aramaya gerek olmadığını be-
lirtmişlerdir. Kimileri de insanların
kendi başlarına Allah’ın (c.c.) var-
lığını ve birliğini idrak edemeye-
ceklerini öne sürerek çeşitli deliller
ortaya koymuşlardır.14
Bu delillerden biri, gaye ve nizam
delilidir. Bu delil dış dünyada gör-
düğümüz varlıkların sahip olduğu
düzen ve amaçtan hareketle Al-
lah’ın (c.c.) varlığını ve birliğini is-
patlamaya çalışır. Kâinatta var olan
her şey bir ölçü ve ahenk içindedir.
Hücreden insana, atomdan galak-
silere kadar mükemmel bir düzen
işlemektedir. “Biz her şeyi bir öl-
çüye göre yarattık.”15 ayeti buna
işaret eder.
Kur’an-ı Kerim’de, evrende kusur-
suz bir düzenin işlediğini gösteren
pek çok ayet vardır. Bu ayetlerden
birinde şu ifadeler yer alır: “O ki
birbiri ile tam bir uyum içinde
yedi göğü yaratmıştır. Rahmân
olan Allah’ın yaratışında hiçbir
uygunsuzluk göremezsin. Gözü-
nü çevir de bir bak, bir bozukluk
görebiliyor musun? Sonra gözü-
nü, tekrar tekrar çevir bak; göz
(aradığı bozukluğu bulmaktan)
âciz ve bitkin halde sana döne-
cektir.”16
Bu dünyada hiçbir şey boş yere yaratılmamıştır. Her varlığın bir amacı vardır. El iş yapma-
ya, dil konuşmaya ve kanat uçmaya yaramaktadır. Kış mevsimi gelince C vitaminine ihti-
yaç duyan insan vücudu için doğada bu vitamini içeren meyveler yetişir. Kur’an-ı Kerim bu
gerçeği şöyle anlatır: “Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık...”17 Tüm
bunlar her şeyin kudretli bir yaratıcı tarafından oluşturulduğu fikrini desteklemektedir. O
da şüphesiz Yüce Allah’tır.
14 bk. Bekir Topaloğlu, “Allah”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 2, s. 474.
15 Kamer suresi, 49. ayet.
16 Mülk suresi, 3-4. ayetler.
17 Sâd suresi, 27. ayet.