BACK TO THE PAST Ünite kelimeleri

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
  • advice: tavsiye
  • affect: etkilemek
  • apply sunscreen: güneş kremi sürmek
  • arrive on time: zamanında gelmek
  • ask for help: yardım istemek
  • attempt: teşebbüs etmek
  • attend a seminar: seminere katılmak
  • authorisation: yetki
  • bad habit: kötü alışkanlık
  • be addicted to alcohol: alkol bağımlısı olmak
  • be optimistic: iyimser olmak
  • be sick: hasta olmak
  • become a social media addict: sosyal medya bağımlısı olmak
  • break a bad habit: kötü alışkanlıktan kurtulmak
  • break heart: kalp kırmak
  • call an advisor: danışmanı aramak
  • chance: fırsat, şanş
  • change: değiştirmek
  • chatting during lessons: ders boyunca konuşma
  • cheat: sınavda kopya çekmek
  • childhood: çocukluk
  • collapse: çökmek
  • coming late to classes: derse geç gelmek
  • chaos: karmaşa
  • consequences: sonuçlar
  • cracking knuckles: parmak çıtlatmak
  • crime: suç
  • culture: kültür
  • cyberattack: siber saldırı
  • cyberbully: siber zorba
  • cybercriminal: siber suçlu
  • cyberlaw: siber hukuk
  • cybersecurity: siber güvenlik
  • deceive: aldatmak
  • decision: karar
  • dedication: ithaf etme
  • delaying projects: projelerini ertelemek
  • display: görüntü
  • document: doküman, belge
  • doing away with: tasfiye
  • eat too much: çok fazla yemek
  • economy: ekonomi
  • environment: çevre
  • equivocal: şüpheli
  • establishing good sleeping routine: iyi bir uyku düzeni kurma
  • fail: sınavdan kalmak
  • feel embarrassed / ashamed: utanmak
  • feel sad: üzgün hissetmek
  • feel stressed: stres altında hissetmek
  • flossing your teeth: diş ipi ile temizleme
  • foresight: öngörü
  • forgive: affetmek
  • get a better job: daha iyi bir iş bulmak
  • get angry: sinirlenmek
  • get worried: endişelenmek
  • grinding teeth: diş gıcırdatma
  • hand in: teslim etmek
  • harm: zarar vermek
  • have a proper life: düzgün bir hayatı olmak
  • have suntan: bronzlaşmak
  • I wish: keşke
  • illegal: yasadışı
  • information: bilgi
  • infuriatingly: rahatsız edici bir şekilde
  • insanity: çıldırma, cinnet
  • intend: niyet etmek
  • interrupting people: insanların sözünü kesme
  • keep diary: günlük tutmak
  • keep your promise: sözünü tutmak
  • language: dil
  • leave: terketmek
  • legal: yasal
  • lifestyle: yaşam tarzı
  • lose a friend: bir arkadaşını kaybetmek
  • lose heart: cesaretini yitirmek
  • make a mistake: hata yapmak
  • make a wrong decision: yanlış karar vermek
  • making fun of friends: arkadaşlarıyla alay etmek
  • malware: zararlı yazılım
  • marital status: medeni hal
  • meet his friends: arkadaşlarıyla buluşmak
  • memorise: ezberlemek
  • mistake: hata
  • monitör= keep an eye on: gözetlemek
  • overcook: fazla pişirmek, yakmak
  • passing around notes in class: sınıfta etrafına notlar göndermek
  • peace: barış
  • prediction: tahmin
  • promise: söz
  • realise: farkına varmak
  • regret: pişmanlık
  • remind: hatırlatmak
  • result in failure: başarısızlıkla sonuçlanmak
  • result: sonuç
  • science: bilim
  • security: güvenlik
  • show up: ortaya çıkmak
  • snacking too much: çok fazla atıştırma
  • solve the problem: problemi çözmek
  • spend a day at a hospital: hastanede bir gün geçirmek
  • spend too much time online: online çok fazla zaman harcamak
  • suppress: bastırmak
  • take it to heart: kendini üzmek
  • take medical help: tıbbi yardım almak
  • talk to an adult: bir yetişkinle konuşmak
  • target / goal: hedef, amaç
  • turn into: dönüşmek
  • warn: uyarmak
  • wars: savaşlar
  • work on: üstünde çalışmak
  • work out: işe yaramak, halletmek
  • wrong choice: yanlış seçim
  • yell at: birine bağırmak