Hz. Muhammed (s.a.v.), Muaz b. Cebel
(r.a.)’e görevi esnasında kendisine bir
mesele arz edildiğinde nasıl hüküm ve-
receğini sordu. Muaz (r.a.) ise cevaben
ilk önce Allah’ın kitabını esas alacağını,
onda konuyla ilgili olarak herhangi bir
hüküm bulamazsa Hz. Peygamber’in sün-
netine müracaat edeceğini, bu iki temel
kaynakta bulamazsa da kendi içtihadına
göre hüküm vereceğini bildirdi. Hz. Pey-
gamber onun verdiği cevabı olumlu kar-
şılamış ve memnuniyetini ifade etmiştir.
Bu görüşmeden sonra Hz. Peygamber
kendisine bazı tavsiyelerde bulunarak
Yemen’deki görevine uğurlamıştır.
Muaz (r.a.), ilme düşkünlüğü ve Hz. Pey-
gamber’e bağlılığıyla meşhur olmuş bir sa-
habidir. Muaz (r.a.), devamlı Hz. Peygam-
ber’in yanında bulunmaya özen göstermiş,
özellikle fıkhi konularda sorular sormak su-
retiyle kendisinden bilgi alma gayreti içeri-
sinde olmuştur. Hz. Peygamber de Muaz’ın
(r.a.) şahsına duyduğu muhabbeti sık sık ifa-
de etmiştir.
İbadete, özellikle namaza düşkünlüğüyle
bilinen Muaz (r.a.), aynı zamanda namazla-
rında uzun sureler okumasıyla tanınmıştır.
Muaz’ın (r.a.) “Oğlum! Namaza durduğunda
dünyaya veda etmek üzere olduğunu ve ora-
ya bir daha dönmeyeceğini düşün.”, “İnsan-
larla az, Rabbinle çok konuş. Belki o zaman
kalbin Rabbini görür.” sözleri onun namaza
verdiği önemi açık bir şekilde ortaya koyar.
Muaz (r.a.), âlim sahabilerdendir. Yaşadığı
dönemde Kur’an-ı Kerim’i baştan sona ezbere bilenlerdendir. Hz. Peygamber, kendisinden
Kur’an-ı Kerim öğrenilebilecek kişilerden biri olarak Muaz’ı (r.a.) zikretmiştir. Muaz (r.a.)
dinî konulardaki bilgi ve birikimi sayesinde fetva verebilecek dereceye ulaşmıştır. Gerek
Hz. Peygamber döneminde gerekse ondan sonraki dönemlerde, insanlara Kur’an’ı ve dinî
meseleleri öğretmek amacıyla muallim olarak görevlendirilmiştir. Hz. Ömer (r.a.) halifeli-
ği döneminde de fıkhi konularda Muaz‘a (r.a.) sık sık başvurmuştur.32
Genç Bir Âlim: Hz. Aişe (r.a.)
Hz. Peygamberin eşi Hz. Aişe (r.a.), dinî ilimleri bizzat Hz. Peygamber’den öğrenmişti. Hz.
Peygamber ile aynı evi paylaştığı için, onun ilminden gece gündüz istifade etmiştir. Hz.
Peygamber’in ders ve sohbetlerini dinlemiş, kavrayamadığı veya merak ettiği her mesele-
yi de Hz. Peygamber’e sorup öğrenmiştir.
Hz. Aişe (r.a.), Hz. Peygamber’den aldığı
bilgi sayesinde İslam esaslarının en seçkin
öğreticilerden biri olmuştur. Sünneti nakle-
dip onu açıklamakla kalmamış; aynı zaman-
da onun doğru anlaşılması konusunda yoğun
bir çaba ortaya koymuştur. Kuvvetli hafızası
sayesinde Hz. Peygamber’in hadis ve sün-
netinin, daha sonraki nesillere ulaştırılma-
sında üstün çaba göstermiştir. Rivayet ettiği
toplam 2210 hadisle, en çok hadis aktaran
yedi âlim sahabiden biri olmuştur
(r.a.)’e görevi esnasında kendisine bir
mesele arz edildiğinde nasıl hüküm ve-
receğini sordu. Muaz (r.a.) ise cevaben
ilk önce Allah’ın kitabını esas alacağını,
onda konuyla ilgili olarak herhangi bir
hüküm bulamazsa Hz. Peygamber’in sün-
netine müracaat edeceğini, bu iki temel
kaynakta bulamazsa da kendi içtihadına
göre hüküm vereceğini bildirdi. Hz. Pey-
gamber onun verdiği cevabı olumlu kar-
şılamış ve memnuniyetini ifade etmiştir.
Bu görüşmeden sonra Hz. Peygamber
kendisine bazı tavsiyelerde bulunarak
Yemen’deki görevine uğurlamıştır.
Muaz (r.a.), ilme düşkünlüğü ve Hz. Pey-
gamber’e bağlılığıyla meşhur olmuş bir sa-
habidir. Muaz (r.a.), devamlı Hz. Peygam-
ber’in yanında bulunmaya özen göstermiş,
özellikle fıkhi konularda sorular sormak su-
retiyle kendisinden bilgi alma gayreti içeri-
sinde olmuştur. Hz. Peygamber de Muaz’ın
(r.a.) şahsına duyduğu muhabbeti sık sık ifa-
de etmiştir.
İbadete, özellikle namaza düşkünlüğüyle
bilinen Muaz (r.a.), aynı zamanda namazla-
rında uzun sureler okumasıyla tanınmıştır.
Muaz’ın (r.a.) “Oğlum! Namaza durduğunda
dünyaya veda etmek üzere olduğunu ve ora-
ya bir daha dönmeyeceğini düşün.”, “İnsan-
larla az, Rabbinle çok konuş. Belki o zaman
kalbin Rabbini görür.” sözleri onun namaza
verdiği önemi açık bir şekilde ortaya koyar.
Muaz (r.a.), âlim sahabilerdendir. Yaşadığı
dönemde Kur’an-ı Kerim’i baştan sona ezbere bilenlerdendir. Hz. Peygamber, kendisinden
Kur’an-ı Kerim öğrenilebilecek kişilerden biri olarak Muaz’ı (r.a.) zikretmiştir. Muaz (r.a.)
dinî konulardaki bilgi ve birikimi sayesinde fetva verebilecek dereceye ulaşmıştır. Gerek
Hz. Peygamber döneminde gerekse ondan sonraki dönemlerde, insanlara Kur’an’ı ve dinî
meseleleri öğretmek amacıyla muallim olarak görevlendirilmiştir. Hz. Ömer (r.a.) halifeli-
ği döneminde de fıkhi konularda Muaz‘a (r.a.) sık sık başvurmuştur.32
Genç Bir Âlim: Hz. Aişe (r.a.)
Hz. Peygamberin eşi Hz. Aişe (r.a.), dinî ilimleri bizzat Hz. Peygamber’den öğrenmişti. Hz.
Peygamber ile aynı evi paylaştığı için, onun ilminden gece gündüz istifade etmiştir. Hz.
Peygamber’in ders ve sohbetlerini dinlemiş, kavrayamadığı veya merak ettiği her mesele-
yi de Hz. Peygamber’e sorup öğrenmiştir.
Hz. Aişe (r.a.), Hz. Peygamber’den aldığı
bilgi sayesinde İslam esaslarının en seçkin
öğreticilerden biri olmuştur. Sünneti nakle-
dip onu açıklamakla kalmamış; aynı zaman-
da onun doğru anlaşılması konusunda yoğun
bir çaba ortaya koymuştur. Kuvvetli hafızası
sayesinde Hz. Peygamber’in hadis ve sün-
netinin, daha sonraki nesillere ulaştırılma-
sında üstün çaba göstermiştir. Rivayet ettiği
toplam 2210 hadisle, en çok hadis aktaran
yedi âlim sahabiden biri olmuştur