Coğrafî Sebepler
Hz Peygamber’in vefatından yarım asır geç-
meden İslam coğrafyası fetihlerle birlik-
te farklı iklimlere sahip, çeşitli kültür ve
dinlere mensup milletleri içine alan geniş
topraklara ulaştı. İslam, sıcak ve kurak bir
coğrafyada doğmuş olmasına rağmen kısa
süre içerisinde birçok farklı iklim ve coğraf-
yaya yayıldı. Çeşitli coğrafyalarda yaşayan
Müslümanların yaşam şekilleri ve ihtiyaçları
da bulundukları bölgenin özel koşullarından
etkilendi. Dolayısıyla coğrafi sebeplere da-
yanan yaşam biçimlerinde çeşitlilik; değişik
yorum ve uygulamaların ortaya çıkmasının
nedenlerindendir. Mesela coğrafi sebeplere
bağlı olarak kıyafet, yemek kültürü ve diğer
alanlardaki çeşitlilik, İslam düşüncesine ait
yorumlar üzerinde de etkisini göstermiştir.
Siyasi Sebepler
İslam düşüncesinde birçok yorum farklılığının ortaya çıkmasının başlıca nedenlerinden
biri de siyasi sebeplerdir. Siyasi sebepler dinin anlaşılması ve uygulanmasında doğrudan
veya dolaylı olarak etkisini göstermiştir. Belirli bir dinî yorumun öne çıkarılması, diğer yo-
rumların görmezden gelinmesi veya kişilerin kendi siyasi düşüncelerini öne çıkarması gibi
hususlar, bu sebepler arasında yer almaktadır.
Hz. Peygamber ve ilk dört halife dönemle-
rinde meydana gelen bazı olayların farklı şe-
killerde yorumlanması Müslümanlar arasında
çeşitli mezheplerin ortaya çıkmasında etkili
olmuştur. Mesela Hz. Peygamber’in vefatın-
dan sonra kimin halife olacağıyla ilgili tartış-
malar, ileri sürülen görüşler ve her görüşün
ayet ve hadislerle delillendirilmesi çabaları birçok mezhebi ortaya çıkarmıştır. Hz. Ali
(r.a.) ile Hz. Aişe (r.a.) arasında meydana gelen Cemel Vakası ile Hz. Ali (r.a.) ve Muâviye
b. Ebî Süfyan arasında meydana gelen Sıffın Savaşı; Haricilik ve Şiilik gibi siyasi itikadi
ekollerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Ayrıca bu savaşlarda ölen ve öldürülen Müs-
lümanların dünya ve ahiretteki durumlarının ne olacağıyla ilgili tartışmalar da Mürcie ve
Mutezile gibi itikadi yorumların doğmasına zemin hazırlamıştır
Dinî Metinlerden Kaynaklanan Sebepler
İslam’ın ana kaynakları olan Kur’an-ı Kerim ve hadisler dinî metinlerin başında yer alır.
Ayet ve hadislerin tamamı anlam bakımından herkesin anlayacağı kadar açık değildir. Ba-
zıları daha kolay anlaşılırken bazılarının anlamı kapalıdır ve bu sebeple yoruma ihtiyaç
duyar. Bu metinlerde geçen bazı kavram ve ifadeler farklı anlayış ve yorumların ortaya
çıkmasında etkili olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de benzer anlamlar içeren ya da birden fazla
anlama gelen müteşabih ayetler vardır. Bu gibi ayetlerin anlaşılması ve yorumlanması
farklı yorum biçimlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.Mesela Kur’an’da bazı ayetlerde yer alan Allah’ın (c.c.) eli3
ve O’nun yüzü (zâtı)4
gibi
ifadeler, bazı İslam âlimleri tarafından herhangi bir yoruma tabi tutulmadan Allah’ın (c.c.)
insan gibi eli ve yüzü olduğu şeklinde anlaşılmış, kimi âlimler de bu ifadeleri “Allah’ın
(c.c.) kudreti” ve “Allah’ın (c.c.) zatı” şeklinde yorumlamayı tercih etmişlerdir.
Hz. Peygamber, İslam dinini insanların anla-
yıp yaşayabilecekleri seviyede anlatmıştır.
İnsanların durumlarını göz önünde bulundu-
rarak onlara öğütler vermiştir. Bundan dola-
yı da aynı soruyu soran farklı kişilere farklı
cevaplar vermiştir. “Cennete gitmek için
ne yapmalıyım?” diye soran birine, “Namaz
kıl.” derken aynı soruyu soran bir başkası-
na da “Anne ve babana iyilik et.” demiştir.5
Bu durum Hz. Peygamber’in kendisine soru
soran kişilerin içinde bulundukları konumu
göz önünde bulundurarak onlar için en uy-
gun cevapları verdiğini gösterir. Hadislerin
aktarımında hassasiyet gösterilmesine rağ-
men farklı yorumlara sebep olacak hadis
metinleri de bulunmaktadır. Hangi ifadele-
rin bizzat Hz. Peygamber’e ait olduğu konu-
sunda yaşanan tartışmalar da farklı yorum-
ların oluşmasına neden olmuştur.
İslam düşüncesinin oluşmasında ve farklı-
laşmasında pek çok unsurun etkisi olmuş-
tur. İslam’ın temel esasları konusunda mez-
hep imamları çoğunlukla Kur’an ve sünnet
çizgisinde sabit kalarak yorumlar yapmayı
amaçlamışlardır.
İslam dünyasında din anlayışındaki farklı-
lıkları bir zenginlik olarak görmek gerekir.
Çünkü yorum farklılıkları düşünce alanında
bir dinamizme ve canlılığa neden olur. İs-
lam toplumlarında ortaya çıkan farklı anla
Hz Peygamber’in vefatından yarım asır geç-
meden İslam coğrafyası fetihlerle birlik-
te farklı iklimlere sahip, çeşitli kültür ve
dinlere mensup milletleri içine alan geniş
topraklara ulaştı. İslam, sıcak ve kurak bir
coğrafyada doğmuş olmasına rağmen kısa
süre içerisinde birçok farklı iklim ve coğraf-
yaya yayıldı. Çeşitli coğrafyalarda yaşayan
Müslümanların yaşam şekilleri ve ihtiyaçları
da bulundukları bölgenin özel koşullarından
etkilendi. Dolayısıyla coğrafi sebeplere da-
yanan yaşam biçimlerinde çeşitlilik; değişik
yorum ve uygulamaların ortaya çıkmasının
nedenlerindendir. Mesela coğrafi sebeplere
bağlı olarak kıyafet, yemek kültürü ve diğer
alanlardaki çeşitlilik, İslam düşüncesine ait
yorumlar üzerinde de etkisini göstermiştir.
Siyasi Sebepler
İslam düşüncesinde birçok yorum farklılığının ortaya çıkmasının başlıca nedenlerinden
biri de siyasi sebeplerdir. Siyasi sebepler dinin anlaşılması ve uygulanmasında doğrudan
veya dolaylı olarak etkisini göstermiştir. Belirli bir dinî yorumun öne çıkarılması, diğer yo-
rumların görmezden gelinmesi veya kişilerin kendi siyasi düşüncelerini öne çıkarması gibi
hususlar, bu sebepler arasında yer almaktadır.
Hz. Peygamber ve ilk dört halife dönemle-
rinde meydana gelen bazı olayların farklı şe-
killerde yorumlanması Müslümanlar arasında
çeşitli mezheplerin ortaya çıkmasında etkili
olmuştur. Mesela Hz. Peygamber’in vefatın-
dan sonra kimin halife olacağıyla ilgili tartış-
malar, ileri sürülen görüşler ve her görüşün
ayet ve hadislerle delillendirilmesi çabaları birçok mezhebi ortaya çıkarmıştır. Hz. Ali
(r.a.) ile Hz. Aişe (r.a.) arasında meydana gelen Cemel Vakası ile Hz. Ali (r.a.) ve Muâviye
b. Ebî Süfyan arasında meydana gelen Sıffın Savaşı; Haricilik ve Şiilik gibi siyasi itikadi
ekollerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Ayrıca bu savaşlarda ölen ve öldürülen Müs-
lümanların dünya ve ahiretteki durumlarının ne olacağıyla ilgili tartışmalar da Mürcie ve
Mutezile gibi itikadi yorumların doğmasına zemin hazırlamıştır
Dinî Metinlerden Kaynaklanan Sebepler
İslam’ın ana kaynakları olan Kur’an-ı Kerim ve hadisler dinî metinlerin başında yer alır.
Ayet ve hadislerin tamamı anlam bakımından herkesin anlayacağı kadar açık değildir. Ba-
zıları daha kolay anlaşılırken bazılarının anlamı kapalıdır ve bu sebeple yoruma ihtiyaç
duyar. Bu metinlerde geçen bazı kavram ve ifadeler farklı anlayış ve yorumların ortaya
çıkmasında etkili olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de benzer anlamlar içeren ya da birden fazla
anlama gelen müteşabih ayetler vardır. Bu gibi ayetlerin anlaşılması ve yorumlanması
farklı yorum biçimlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.Mesela Kur’an’da bazı ayetlerde yer alan Allah’ın (c.c.) eli3
ve O’nun yüzü (zâtı)4
gibi
ifadeler, bazı İslam âlimleri tarafından herhangi bir yoruma tabi tutulmadan Allah’ın (c.c.)
insan gibi eli ve yüzü olduğu şeklinde anlaşılmış, kimi âlimler de bu ifadeleri “Allah’ın
(c.c.) kudreti” ve “Allah’ın (c.c.) zatı” şeklinde yorumlamayı tercih etmişlerdir.
Hz. Peygamber, İslam dinini insanların anla-
yıp yaşayabilecekleri seviyede anlatmıştır.
İnsanların durumlarını göz önünde bulundu-
rarak onlara öğütler vermiştir. Bundan dola-
yı da aynı soruyu soran farklı kişilere farklı
cevaplar vermiştir. “Cennete gitmek için
ne yapmalıyım?” diye soran birine, “Namaz
kıl.” derken aynı soruyu soran bir başkası-
na da “Anne ve babana iyilik et.” demiştir.5
Bu durum Hz. Peygamber’in kendisine soru
soran kişilerin içinde bulundukları konumu
göz önünde bulundurarak onlar için en uy-
gun cevapları verdiğini gösterir. Hadislerin
aktarımında hassasiyet gösterilmesine rağ-
men farklı yorumlara sebep olacak hadis
metinleri de bulunmaktadır. Hangi ifadele-
rin bizzat Hz. Peygamber’e ait olduğu konu-
sunda yaşanan tartışmalar da farklı yorum-
ların oluşmasına neden olmuştur.
İslam düşüncesinin oluşmasında ve farklı-
laşmasında pek çok unsurun etkisi olmuş-
tur. İslam’ın temel esasları konusunda mez-
hep imamları çoğunlukla Kur’an ve sünnet
çizgisinde sabit kalarak yorumlar yapmayı
amaçlamışlardır.
İslam dünyasında din anlayışındaki farklı-
lıkları bir zenginlik olarak görmek gerekir.
Çünkü yorum farklılıkları düşünce alanında
bir dinamizme ve canlılığa neden olur. İs-
lam toplumlarında ortaya çıkan farklı anla