- 24 Ağu 2025
- 400
- 0
- 16
Felsefe ile eğitim arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Felsefe eğitim için bir nitelik ve değerler sistemi geliştirirken; Eğitim de bunların nasıl elde edileceğini, insanlara nasıl kazandırılacağını amaç edinen bir etkinlikler alanı olarak ortaya çıkmaktadır. Felsefenin de eğitimin de temelinde insan vardır. İnsanla ilişkili sorunlar ve bunların çözümleri her ikisinin de uğraş alanları içinde yer alır.
Eğitimin amaçları, içeriği, öğretim yöntemleri de benimsenen felsefeye göre biçimlenmektedir. Eğitimi kendine meslek olarak seçen bir insan, eğitim alanına yönelik bilgilerini bilimsel gerçeklere dayandırır ve bilimsel bulgulardan elde eder. Bu nedenle eğitimcinin eğitim felsefesi, genelde uzun bir süreç içinde gelişen bir meslek eğitimi sonucunda oluşur.
Bunun yanında, eğitimcilik mesleğinin gereklerini yerine getirmek için çaba göstermekte olan bir meslek adamı kendini sürekli geliştirip yeni bilgilerde edinmeyi sürdürecektir. Böylece, bilimsel verilere dayandırdığı görüşlerini felsefe kuramlarıyla destekleyerek eğitimin felsefi temellerinden önemli bir güç ve yarar elde edecektir.
Eğitime felsefi yönden yaklaşım, eğitimle ilgili çeşitli uygulamaların doğru yönlendirilip değerlendirilmesine ve eleştirilmesine önemli ölçüde yardım eder. Bu da, geleceğe yönelik eğitim etkinliklerinin daha nitelikli bir temele yerleştirilmesi açısından gereklidir.
Genel felsefede, bir yandan değişik felsefe akımları gelişirken, öte yandan da bu akımların doğurgularının eğitime yansımaları sonucu, eğitim felsefelerinin geliştiği görülmüştür. Felsefe, kişinin doğaya bakış açısını nasıl etkilediyse, Eğitim Felsefesi de kişinin eğitim olgularına bakış açısını etkileyerek eğitimin bir “bütün” olarak kavranmasına olanak sağlamıştır. Eğitim Felsefesi, en yalın anlamıyla, eğitim düşüncesi ve ülküsü çevresinde ortaya çıkan tüm sorunların felsefi bir biçimde ele alınması, incelenmesi, değerlendirilmesi, eleştirilmesidir. Buda eğitimi her yönden daha da aydınlatma, yönlendirme ve belirginleştirme demektir.
Eğitim Felsefesi, eğitime yön veren amaçları biçimlendiren ve eğitim uygulamalarına yol gösteren bir disiplin ya da sistemli düşünce ve kavramlar bütünüdür. Bu nedenle, Eğitim Felsefesi eğitim çalışmalarını yönlendirir ve insanların hangi amaçlar için nasıl yetiştirileceği konusunda yol gösterir. Bu yönü ile eğitime büyük destek sağlamış olan felsefe, böylece, Eğitim Felsefesi disiplinin doğup gelişmesiyle, eğitim uygulamalarını sürekli eleştirici bir yaklaşımla değerlendirme yoluna gitmiş; uygulamaların dayandığı kuramsal temelleri de inceleyerek ülke gerçekleri ve gereksinimleri doğrultusunda toplumun, kültürün ve insanın niteliği ile tutarlı eğitim kuramları geliştirmeye çaba göstermiştir.
Brauner ve Burns’a göre eğitim, felsefeden ayrıldığında, yanında köpeği olmadığı zaman yolunu yitiren görme engellinin durumuna düşer. Bu anlamda, felsefe ve eğitim birlikte yürür, karşılıklı olarak birbirilerini oluşturur, birbirilerinin süreç ve ürünü olurlar.
Eğitim felsefesinin öğretmene, eğitimi bütün yönleriyle görmesi konusunda yardım ettiğine ilişkin bir görüş birliği bulunmaktadır. Bunun yanında, eğitim felsefesinden beklenen bir başka görev de, eğitimin ne olması gerektiği ülküsünü işlemektir. Eğitsel uğraşların dayandığı kuramları, eleştirel bir yöntemle incelemek ve uygulamalarda giderek daha iyi, daha istendik, gereksinimlere, daha uygun eğitsel yaklaşımlara olanak hazırlamak yine eğitim felsefesinin başlıca görevleri arasındadır. Ayrıca, felsefenin eğitim üzerindeki etkilerini iyi bilen bir öğretmenin, öğretmenlik mesleğinin gereklerini daha iyi yerine getirebileceğini de belirtmek gerekir.
Eğitimin amaçları, içeriği, öğretim yöntemleri de benimsenen felsefeye göre biçimlenmektedir. Eğitimi kendine meslek olarak seçen bir insan, eğitim alanına yönelik bilgilerini bilimsel gerçeklere dayandırır ve bilimsel bulgulardan elde eder. Bu nedenle eğitimcinin eğitim felsefesi, genelde uzun bir süreç içinde gelişen bir meslek eğitimi sonucunda oluşur.
Bunun yanında, eğitimcilik mesleğinin gereklerini yerine getirmek için çaba göstermekte olan bir meslek adamı kendini sürekli geliştirip yeni bilgilerde edinmeyi sürdürecektir. Böylece, bilimsel verilere dayandırdığı görüşlerini felsefe kuramlarıyla destekleyerek eğitimin felsefi temellerinden önemli bir güç ve yarar elde edecektir.
Eğitime felsefi yönden yaklaşım, eğitimle ilgili çeşitli uygulamaların doğru yönlendirilip değerlendirilmesine ve eleştirilmesine önemli ölçüde yardım eder. Bu da, geleceğe yönelik eğitim etkinliklerinin daha nitelikli bir temele yerleştirilmesi açısından gereklidir.
Genel felsefede, bir yandan değişik felsefe akımları gelişirken, öte yandan da bu akımların doğurgularının eğitime yansımaları sonucu, eğitim felsefelerinin geliştiği görülmüştür. Felsefe, kişinin doğaya bakış açısını nasıl etkilediyse, Eğitim Felsefesi de kişinin eğitim olgularına bakış açısını etkileyerek eğitimin bir “bütün” olarak kavranmasına olanak sağlamıştır. Eğitim Felsefesi, en yalın anlamıyla, eğitim düşüncesi ve ülküsü çevresinde ortaya çıkan tüm sorunların felsefi bir biçimde ele alınması, incelenmesi, değerlendirilmesi, eleştirilmesidir. Buda eğitimi her yönden daha da aydınlatma, yönlendirme ve belirginleştirme demektir.
Eğitim Felsefesi, eğitime yön veren amaçları biçimlendiren ve eğitim uygulamalarına yol gösteren bir disiplin ya da sistemli düşünce ve kavramlar bütünüdür. Bu nedenle, Eğitim Felsefesi eğitim çalışmalarını yönlendirir ve insanların hangi amaçlar için nasıl yetiştirileceği konusunda yol gösterir. Bu yönü ile eğitime büyük destek sağlamış olan felsefe, böylece, Eğitim Felsefesi disiplinin doğup gelişmesiyle, eğitim uygulamalarını sürekli eleştirici bir yaklaşımla değerlendirme yoluna gitmiş; uygulamaların dayandığı kuramsal temelleri de inceleyerek ülke gerçekleri ve gereksinimleri doğrultusunda toplumun, kültürün ve insanın niteliği ile tutarlı eğitim kuramları geliştirmeye çaba göstermiştir.
Brauner ve Burns’a göre eğitim, felsefeden ayrıldığında, yanında köpeği olmadığı zaman yolunu yitiren görme engellinin durumuna düşer. Bu anlamda, felsefe ve eğitim birlikte yürür, karşılıklı olarak birbirilerini oluşturur, birbirilerinin süreç ve ürünü olurlar.
Eğitim felsefesinin öğretmene, eğitimi bütün yönleriyle görmesi konusunda yardım ettiğine ilişkin bir görüş birliği bulunmaktadır. Bunun yanında, eğitim felsefesinden beklenen bir başka görev de, eğitimin ne olması gerektiği ülküsünü işlemektir. Eğitsel uğraşların dayandığı kuramları, eleştirel bir yöntemle incelemek ve uygulamalarda giderek daha iyi, daha istendik, gereksinimlere, daha uygun eğitsel yaklaşımlara olanak hazırlamak yine eğitim felsefesinin başlıca görevleri arasındadır. Ayrıca, felsefenin eğitim üzerindeki etkilerini iyi bilen bir öğretmenin, öğretmenlik mesleğinin gereklerini daha iyi yerine getirebileceğini de belirtmek gerekir.