- HEALTH PROBLEMS
- accident: kaza
- allergies: alerji
- asthma: astım
- backache: sırt ağrısı
- bleeding: kanama
- breaking a body part: vücudun bir yerini kırma
- broken leg: kırık bacak
- burn: yanık
- car accident: araba kazası
- collapsed building: yıkılmış bina
- cough: öksürük
- cut finger: parmağını kesmek
- dental problem: diş problemleri
- diarrhea: ishal
- earthquake: deprem
- fainting: bayılma
- fall down the stairs: merdivenlerden düşmek
- fall off: düşmek
- feel dizzy: başı dönmek
- fire: yangın
- food poisoning: gıda zehirlenmesi
- have a backache: sırtı ağrımak
- have a cold sweat: soğuk terlemek
- have a cold: soğuk algınlığı
- have a cough: öksürmek
- have a fever: ateşi olmak
- have a headache: başı ağrımak
- have a nosebleed: burnu kanamak
- have a sore throat: boğazı ağrımak
- have a stomach ache: karnı ağrımak
- have acne: sivilcesi olmak
- have the flu: grip olmak
- headache: başağrısı
- heart attack: kalp krizi
- heavy rains: şiddetli yağmurlar
- high blood pressure: yüksek tansiyon
- high fever: yüksek ateş
- injured: yaralanmış
- injury: yaralanma
- lose consciousness: bilincini yitirmek
- robbery: hırsızlık
- runny nose: burnun akması
- sore throat: boğaz ağrısı
- sprain my ankle: ayağını burkmak
- sprained wrist: bilek burkulması
- stomach-ache: karın ağrısı
- the flu: grip
- toothache: diş ağrısı
- vomiting: kusma
- OTHER IMPORTANT WORDS
- alert medical personnel: sağlık görevlisini harekete geçirmek
- alert your family: aileyi uyarmak-harekete geçirmek
- apply gel: jel sürmek
- ask for advice: tavsiye istemek
- bandage: bandaj
- be conscious: bilinci yerinde olmak
- breathe: nefes almak
- breathing in steam: buhar solumak
- call an ambulance: ambulansı aramak
- call the fire department: itfaiyeyi aramak
- call the police: polisi aramak
- calm down: sakinleşmek
- cardiopulmonary resuscitation: kalp masajı
- check yourself for injuries: yaralanıp yaralanmadığını kontrol etmek
- check-up: sağlık muayenesi
- cold pack: buz torbası
- collapse: çökmek
- cut communications: iletişimi koparmak
- damage: zarar vermek
- dermatologist: cilt doktoru
- drink linden tea: ıhlamur içmek
- drinking herbal tea: bitki çayı içmek
- eating chicken soup: tavuk çorbası içmek
- elevator: asansör
- emergency blanket: acil durum
- escape route: acil çıkış yolu
- escape: kaçmak
- examine: muayene etmek
- find a safe place: güvenli bir yer bulmak
- fire drill: yangın tatbikatı
- first aid: ilk yardım
- gauze roll: gazlı bez
- get advice: tavsiye almak
- give advice: tavsiye vermek
- give medicine: ilaç vermek
- heal: iyileştirmek
- health problem: sağlık problemi
- illness: hastalık
- keep warm: kendini sıcak tutmak
- leave immediately: hemen terk etmek
- make an appointment: randevu almak
- medical help: tıbbi yardım
- medication: ilaç tedavisi
- not to use the elevators: asansörü kullanmamak
- obligation: zorunluluk
- paramedics: sağlık görevlileri
- plaster: yara bandı
- prescribe: reçete yazmak
- prescription: reçete
- prohibition: yasak
- put a plaster: yara bandı yapıştırmak
- put an ice pack: buz torbası koymak
- put out a fire: yangını söndürmek
- reduce risk: riski azaltmak
- rescue teams: kurtarma ekipleri
- rescue yourself: kendini kurtarmak
- ruin: bozmak
- safety pin: çengelli iğne
- scissors: makas
- see a doctor: bir doktora görünmek
- smoke detector: yangın detektörü
- stairway: merdiven
- stay at home and rest: evde kalıp dinlenmek
- staying in bed: yatakta kalmak
- survivors: hayatta kalanlar
- symptoms: belirtiler
- take a deep breath: derin bir nefes almak
- take a long rest: uzun bir süre dinlenmek
- take medicine: ilaç almak
- take pills: ilaç almak
- taking vitamin C: C vitamini almak
- thermometer: termometre
- treatment: tedavi
- unplug the electrical items: elektrikli aletlerin fişini çekmek
- use antibiotics: antibiyotik kullanmak
- wait for help: yardım beklemek