EMERGENCY AND HEALTH PROBLEMS Ünite kelimeleri

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
  • HEALTH PROBLEMS
  • accident: kaza
  • allergies: alerji
  • asthma: astım
  • backache: sırt ağrısı
  • bleeding: kanama
  • breaking a body part: vücudun bir yerini kırma
  • broken leg: kırık bacak
  • burn: yanık
  • car accident: araba kazası
  • collapsed building: yıkılmış bina
  • cough: öksürük
  • cut finger: parmağını kesmek
  • dental problem: diş problemleri
  • diarrhea: ishal
  • earthquake: deprem
  • fainting: bayılma
  • fall down the stairs: merdivenlerden düşmek
  • fall off: düşmek
  • feel dizzy: başı dönmek
  • fire: yangın
  • food poisoning: gıda zehirlenmesi
  • have a backache: sırtı ağrımak
  • have a cold sweat: soğuk terlemek
  • have a cold: soğuk algınlığı
  • have a cough: öksürmek
  • have a fever: ateşi olmak
  • have a headache: başı ağrımak
  • have a nosebleed: burnu kanamak
  • have a sore throat: boğazı ağrımak
  • have a stomach ache: karnı ağrımak
  • have acne: sivilcesi olmak
  • have the flu: grip olmak
  • headache: başağrısı
  • heart attack: kalp krizi
  • heavy rains: şiddetli yağmurlar
  • high blood pressure: yüksek tansiyon
  • high fever: yüksek ateş
  • injured: yaralanmış
  • injury: yaralanma
  • lose consciousness: bilincini yitirmek
  • robbery: hırsızlık
  • runny nose: burnun akması
  • sore throat: boğaz ağrısı
  • sprain my ankle: ayağını burkmak
  • sprained wrist: bilek burkulması
  • stomach-ache: karın ağrısı
  • the flu: grip
  • toothache: diş ağrısı
  • vomiting: kusma
  • OTHER IMPORTANT WORDS
  • alert medical personnel: sağlık görevlisini harekete geçirmek
  • alert your family: aileyi uyarmak-harekete geçirmek
  • apply gel: jel sürmek
  • ask for advice: tavsiye istemek
  • bandage: bandaj
  • be conscious: bilinci yerinde olmak
  • breathe: nefes almak
  • breathing in steam: buhar solumak
  • call an ambulance: ambulansı aramak
  • call the fire department: itfaiyeyi aramak
  • call the police: polisi aramak
  • calm down: sakinleşmek
  • cardiopulmonary resuscitation: kalp masajı
  • check yourself for injuries: yaralanıp yaralanmadığını kontrol etmek
  • check-up: sağlık muayenesi
  • cold pack: buz torbası
  • collapse: çökmek
  • cut communications: iletişimi koparmak
  • damage: zarar vermek
  • dermatologist: cilt doktoru
  • drink linden tea: ıhlamur içmek
  • drinking herbal tea: bitki çayı içmek
  • eating chicken soup: tavuk çorbası içmek
  • elevator: asansör
  • emergency blanket: acil durum
  • escape route: acil çıkış yolu
  • escape: kaçmak
  • examine: muayene etmek
  • find a safe place: güvenli bir yer bulmak
  • fire drill: yangın tatbikatı
  • first aid: ilk yardım
  • gauze roll: gazlı bez
  • get advice: tavsiye almak
  • give advice: tavsiye vermek
  • give medicine: ilaç vermek
  • heal: iyileştirmek
  • health problem: sağlık problemi
  • illness: hastalık
  • keep warm: kendini sıcak tutmak
  • leave immediately: hemen terk etmek
  • make an appointment: randevu almak
  • medical help: tıbbi yardım
  • medication: ilaç tedavisi
  • not to use the elevators: asansörü kullanmamak
  • obligation: zorunluluk
  • paramedics: sağlık görevlileri
  • plaster: yara bandı
  • prescribe: reçete yazmak
  • prescription: reçete
  • prohibition: yasak
  • put a plaster: yara bandı yapıştırmak
  • put an ice pack: buz torbası koymak
  • put out a fire: yangını söndürmek
  • reduce risk: riski azaltmak
  • rescue teams: kurtarma ekipleri
  • rescue yourself: kendini kurtarmak
  • ruin: bozmak
  • safety pin: çengelli iğne
  • scissors: makas
  • see a doctor: bir doktora görünmek
  • smoke detector: yangın detektörü
  • stairway: merdiven
  • stay at home and rest: evde kalıp dinlenmek
  • staying in bed: yatakta kalmak
  • survivors: hayatta kalanlar
  • symptoms: belirtiler
  • take a deep breath: derin bir nefes almak
  • take a long rest: uzun bir süre dinlenmek
  • take medicine: ilaç almak
  • take pills: ilaç almak
  • taking vitamin C: C vitamini almak
  • thermometer: termometre
  • treatment: tedavi
  • unplug the electrical items: elektrikli aletlerin fişini çekmek
  • use antibiotics: antibiyotik kullanmak
  • wait for help: yardım beklemek