- 24 Ağu 2025
- 400
- 0
- 16
Fiil kök veya gövdelerinden yapım ekleriyle türetilerek isim, sıfat ve zarf olarak kullanılan kelimelerdir.
Bunlar artık fiil olarak kullanılma özelliğini kaybettikleri için;
1- Türemiş sözcüklerdir: oku-mak, danış-ma, yürü-y-üş …
2- Fiil/eylem algısı oluştururlar: duyan, yazıp, gezerken …
3- Olumsuzları yapılabilir. Diğer fiil çekim eklerini alamazlar:
Fiillerin adıdır.
Fiillere (basit, türemiş, birleşik) getirilen “-mA/-mE, -mAk/, -mEk, -Iş, -İş, -Uş, -üŞ” ekleriyle yapılır. Türetilen bu kelimelere mastar; türetmede kullanılan eklere mastar eki denir.
* Kimi isim-fiiller kalıcı nesne, yer, iş veya kavram adı olabilirler. Bu durumda artık isim-fiil olarak kullanılmazlar. Bunlar olumsuzluk eki de alamazlar.
Fiil kök veya gövdelerinden yapım ekleriyle yapılmış sıfatlardır.
“-En, -Esİ, -mEz, -r, -dİk, -EcEk, -mİş” ekleriyle türetilirler.
* Geçmiş zaman ortaçları : “-dİk ve -mİş” ekleriyle yapılır. Nesne ve kavramların geçmişte ortaya çıkan niteliklerini bildirirler.
a) Bağlama Ulacı: “-İp” ekiyle türetilir.
Bu ek genellikle “ve” bağlacının yerini tutar.
“-İp” ekinin getirildiği fiille onun bağlanmış olduğu fiilin öznesi ve zamanı aynıdır.
Bunlar artık fiil olarak kullanılma özelliğini kaybettikleri için;
- fiil çekim eklerini (olumsuzluk eki hariç) alamazlar,
- isim çekim eklerini alabilirler,
- isim, sıfat ve zarf (tümleci) olarak kullanılırlar;
- yan cümlecik kurarlar.
1- Türemiş sözcüklerdir: oku-mak, danış-ma, yürü-y-üş …
2- Fiil/eylem algısı oluştururlar: duyan, yazıp, gezerken …
3- Olumsuzları yapılabilir. Diğer fiil çekim eklerini alamazlar:
- unutmak → unutmamak
- görülesi → görülmeyesi
- duyan → duymayan
- bilip→ bilmeyip …
- gülen göz, pişmiş aş, tanıdık yer … (sıfat görevinde)
- Sen gidince hüzünler gelir. (zarf)
- Gülerek yanıma geldi. (zarf)
- Sen geçerken sahilden sessizce, gemiler kalkar yüreğimden gizlice.
- İsim-fiiller,
- Sıfat-fiiller (=ortaçlar)
- Zarf-fiiller (=ulaç= bağ-fiil)
Fiillerin adıdır.
Fiillere (basit, türemiş, birleşik) getirilen “-mA/-mE, -mAk/, -mEk, -Iş, -İş, -Uş, -üŞ” ekleriyle yapılır. Türetilen bu kelimelere mastar; türetmede kullanılan eklere mastar eki denir.
- Bakmak, okumak, yazmak, konuşmak, derlemek, eleştirmek, araştırmak…;
- Bakma, yüzme, seslenme, tamamlama, yarım bırakma, kovalama…;
- Bakış, geliş, gidiş, serzeniş, sesleniş, tükeniş, kurtuluş, çıkış…
- Kitap okumayı çok seviyorum. ⇒ Nesne
- Okumak en faydalı eylemdir. ⇒ Özne
- Sinirli olduğu gelişinden anlaşılıyor. ⇒ Dolaylı tümleç.
- Kitaplıklar
- Okumamak, yazmama, seslenmeyiş…
- Okumak, yazma, danışma, sesleniş…
- Danışma ⇒ fiilimsi
- danışma ⇒ olumsuz emir
- Kaynaşma ⇒ fiilimsi
- kaynaşma ⇒ olumsuz emir
* Kimi isim-fiiller kalıcı nesne, yer, iş veya kavram adı olabilirler. Bu durumda artık isim-fiil olarak kullanılmazlar. Bunlar olumsuzluk eki de alamazlar.
- dondurma, danışma, kavurma, kızartma…;
- çakmak, yemek, ekmek…;
- alış veriş, gösteriş, direniş…
- süzme bal, asma köprü, yapma çiçek…
Fiil kök veya gövdelerinden yapım ekleriyle yapılmış sıfatlardır.
“-En, -Esİ, -mEz, -r, -dİk, -EcEk, -mİş” ekleriyle türetilirler.
- tanı ⇒ tanıdık (adam)
- kırıl ⇒ kırılası (eller)…
- gelen araba, öpülesi el, dönülmez yol, koşar adım, tanıdık yüz, gelecek zaman, olmuş iş…
- Gelenler kimdi? (özne)
Tanıdıklarımıza rastlayamadık. (Dolaylı tümleç)
* Geçmiş zaman ortaçları : “-dİk ve -mİş” ekleriyle yapılır. Nesne ve kavramların geçmişte ortaya çıkan niteliklerini bildirirler.
- Koca şehirde bir tek tanıdık yok.
- Aramadık yer bırakmadık.
- Bugüne kadar görülmemiş bir haksızlık var ortada.
- Pişmiş aşa su katmak.
- Kırılası eller hep zalimin yanında.
- Memleketin o kadar çok görülesi güzellikleri var ki…
- Daha yapılacak çok iş var.
- Çözülemeyecek bir sorun yoktur.
- Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç
- Koşar adım eve gitti.
- Hep bilinen şeylerden bahsetti durdu.
- İşe erken başlayan erken verim alır.
- Gelen adayların kaydını yapıyorlar. (şimdi gelen)
- Akan kanı durdurmalı önce (her zaman akan)
- Kaçan mahkûmları yakalamışlar. (kaçmış olan)
- Okuduğum son kitap
- Okuyacağım ilk kitap
- Yapacağımız işler
- Yapılacakları belirledim.
- Geleceği varsa göreceği de var.
- Diktiğimiz fidanlar meyve vermeye başlamış.
- Bu konu uzun süre tartışılacak (çekimli fiil)
- Uzun süre tartışılacak bir konu bulduk. (ortaç)
- Fiillerden türetilen ve zarf tümleci olarak kullanılan kelime veya kelimelerdir.
- Ulaçlar yapım ekleriyle türetilir.
- İsim görevinde kullanılmazlar.
a) Bağlama Ulacı: “-İp” ekiyle türetilir.
Bu ek genellikle “ve” bağlacının yerini tutar.
“-İp” ekinin getirildiği fiille onun bağlanmış olduğu fiilin öznesi ve zamanı aynıdır.
- Telefon edip hâlini hatırını sordum. ⇔ Telefon ettim ve hâlini hatırını sordum.
- Gidip gidip komşuları rahatsız ediyor.
- Bakıp bakıp gülüyor.
- Sınıfa gülerek girdi.
- Olayı adeta yeniden yaşıyormuşçasına anlattı.
- Gece karanlık sokaklarda düşe kalka ilerlediler.
- Dinlene dinlene gittiler.
- Gürültüye aldırmadan işiyle meşgul oluyordu.
- Hiç dinlenmeksizin yedi saat yürüdüm.
- Her şeyi bilircesine konuşuyordu.
- Gülünce gözlerinin içi gülüyor.
- Canım sıkıldıkça şiir okurum.
- Kar yağınca herkes sokaklara döküldü.
- İlk okuduğumda iyi anlayamamıştım.
- Uyurken hep sayıklar.
- Gün ağarırken düştük tarla yollarına.
- Uyumadan önce de yarım saat kitap okunabilir.
- Gelir gelmez seni sordu.
- Buraya geleli çocuğa bir hâller oldu.
- Seni tanıyalı hayatım değişti.
- Çok yalnızlık çektiğinden (dolayı) buralarda kalmak istemiyor.
- Sizden ayrılacağı için üzülüyor.
- Sen gelene kadar biz burada bekleyeceğiz.
- Yollar açılıncaya kadar bekledik.
- Öldüresiye dövdüler.