HARD TIMES Ünite kelimeleri

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
  • acne: sivilce
  • appliance: cihaz
  • apply ointment: merhem sürmek
  • arrive: varmak
  • attempt: girişim
  • attend school: okula girmek
  • be born: doğmak
  • become a king: kral olmak
  • begin: başlamak
  • break leg: bacağını kırmak
  • bullying: zorbalık
  • buy: satın almak
  • candle: mum
  • challenges: zorluklar
  • chemistry: kimya
  • childhood: çocukluk
  • come across: karşılaşmak
  • common: yaygın
  • communication: iletişim
  • courage: cesaret
  • crowded: kalabalık
  • crucial: çok önemli
  • cry: ağlamak
  • curiosity: merak
  • cyber addiction: sanal bağımlılık
  • daily chores: günlük işler
  • damage environment: çevreye zarar vermek
  • declare war: savaş ilan etmek
  • depression: depresyon
  • dermatologist: cilt doktoru
  • determination: kararlılık
  • develop: geliştirmek
  • die: ölmek
  • disability: engellilik
  • discovery: keşif
  • drive: araba sürmek
  • drop out of: okulu bırakmak
  • earthquake: deprem
  • eating disorder: yeme bozukluğu
  • educated: eğitimli
  • education: eğitim
  • embassy: elçilik
  • equal rights: eşit haklar
  • exam stress: sınav stresi
  • expose: maruz kalmak
  • face to face communication: yüz yüze iletişim
  • factories: fabrikalar
  • fail the class: sınıfta kalmak
  • failure: başarısızlık
  • faint: bayılmak
  • feel embarrassed: utanmak
  • feel responsible: sorumlu hissetmek
  • find a job: iş bulmak
  • forget: unutmak
  • get a prize: ödül almak
  • get rid of: kurtulmak
  • graduate: mezun olmak
  • hard conditions: ağır şartlar
  • hard times: zor zamanlar
  • hard work: çok çalışma
  • health problems: sağlık sorunları
  • hear: duymak
  • helpful: yardımsever
  • herbal medicine: bitkisel ilaç
  • historical events: tarihi olaylar
  • household chores: ev işleri
  • industrial revolution: endüstri devrimi
  • ignore: görmezden gelmek
  • illiteracy: cehalet
  • illiterate: okur yazar olmayan
  • illness: hastalık
  • imagination: hayal gücü
  • inspire: ilham vermek
  • introvert: içe kapanık
  • invent: icat etmek
  • luck: şans
  • luxurious lives: lüks yaşamlar
  • make money: para kazanmak
  • memory: anı
  • miss exam: sınavı kaçırmak
  • mistake: hata
  • negative body image: olumsuz
  • obstacles: engeller
  • office work: ofis çalışması
  • overcome: üstesinden gelmek
  • parents’ pressure: ebeveyn baskısı
  • pass the class: sınıfı geçmek
  • play outside: dışarıda oynamak
  • poor: fakir
  • poverty: yoksulluk
  • prescribe: reçete yazmak
  • president: başkan
  • prize: ödül
  • probably: muhtemelen
  • protect the environment: çevreyi korumak
  • pursue your dreams: hayallerinin peşinden gitmek
  • quit job: işi bırakmak
  • racism: ırkçılık
  • radiation: radyasyon
  • raise children: çocuk yetiştirmek
  • receive letters: mektup almak
  • recover: iyileşmek
  • reduce: azaltmak
  • ride a bike: bisiklete binmek
  • scared: korkmuş
  • scholarship: burs
  • shout: bağırmak
  • sibling rivalry: kardeş rekabeti
  • significance: önem
  • solve problem: problem çözmek
  • specialize: uzmanlaşmak
  • squeeze pimples: sivilce sıkmak
  • stuck in the mud: çamura saplanmış
  • suffer from: sıkıntısını çekmek
  • support: desteklemek
  • toddler: yeni yürüyen çocuk
  • transportation: ulaşım
  • understanding: anlayışlı
  • unsuccessful: başarısız
  • wander aroud: dolaşmak
  • wash clothes: çamaşır yıkamak
  • washing machine: çamaşır makinası
  • win a prize: ödül kazanmak
  • win: kazanmak
  • winner: kazanan
  • worry about: kaygılanmak