- acne: sivilce
- appliance: cihaz
- apply ointment: merhem sürmek
- arrive: varmak
- attempt: girişim
- attend school: okula girmek
- be born: doğmak
- become a king: kral olmak
- begin: başlamak
- break leg: bacağını kırmak
- bullying: zorbalık
- buy: satın almak
- candle: mum
- challenges: zorluklar
- chemistry: kimya
- childhood: çocukluk
- come across: karşılaşmak
- common: yaygın
- communication: iletişim
- courage: cesaret
- crowded: kalabalık
- crucial: çok önemli
- cry: ağlamak
- curiosity: merak
- cyber addiction: sanal bağımlılık
- daily chores: günlük işler
- damage environment: çevreye zarar vermek
- declare war: savaş ilan etmek
- depression: depresyon
- dermatologist: cilt doktoru
- determination: kararlılık
- develop: geliştirmek
- die: ölmek
- disability: engellilik
- discovery: keşif
- drive: araba sürmek
- drop out of: okulu bırakmak
- earthquake: deprem
- eating disorder: yeme bozukluğu
- educated: eğitimli
- education: eğitim
- embassy: elçilik
- equal rights: eşit haklar
- exam stress: sınav stresi
- expose: maruz kalmak
- face to face communication: yüz yüze iletişim
- factories: fabrikalar
- fail the class: sınıfta kalmak
- failure: başarısızlık
- faint: bayılmak
- feel embarrassed: utanmak
- feel responsible: sorumlu hissetmek
- find a job: iş bulmak
- forget: unutmak
- get a prize: ödül almak
- get rid of: kurtulmak
- graduate: mezun olmak
- hard conditions: ağır şartlar
- hard times: zor zamanlar
- hard work: çok çalışma
- health problems: sağlık sorunları
- hear: duymak
- helpful: yardımsever
- herbal medicine: bitkisel ilaç
- historical events: tarihi olaylar
- household chores: ev işleri
- industrial revolution: endüstri devrimi
- ignore: görmezden gelmek
- illiteracy: cehalet
- illiterate: okur yazar olmayan
- illness: hastalık
- imagination: hayal gücü
- inspire: ilham vermek
- introvert: içe kapanık
- invent: icat etmek
- luck: şans
- luxurious lives: lüks yaşamlar
- make money: para kazanmak
- memory: anı
- miss exam: sınavı kaçırmak
- mistake: hata
- negative body image: olumsuz
- obstacles: engeller
- office work: ofis çalışması
- overcome: üstesinden gelmek
- parents’ pressure: ebeveyn baskısı
- pass the class: sınıfı geçmek
- play outside: dışarıda oynamak
- poor: fakir
- poverty: yoksulluk
- prescribe: reçete yazmak
- president: başkan
- prize: ödül
- probably: muhtemelen
- protect the environment: çevreyi korumak
- pursue your dreams: hayallerinin peşinden gitmek
- quit job: işi bırakmak
- racism: ırkçılık
- radiation: radyasyon
- raise children: çocuk yetiştirmek
- receive letters: mektup almak
- recover: iyileşmek
- reduce: azaltmak
- ride a bike: bisiklete binmek
- scared: korkmuş
- scholarship: burs
- shout: bağırmak
- sibling rivalry: kardeş rekabeti
- significance: önem
- solve problem: problem çözmek
- specialize: uzmanlaşmak
- squeeze pimples: sivilce sıkmak
- stuck in the mud: çamura saplanmış
- suffer from: sıkıntısını çekmek
- support: desteklemek
- toddler: yeni yürüyen çocuk
- transportation: ulaşım
- understanding: anlayışlı
- unsuccessful: başarısız
- wander aroud: dolaşmak
- wash clothes: çamaşır yıkamak
- washing machine: çamaşır makinası
- win a prize: ödül kazanmak
- win: kazanmak
- winner: kazanan
- worry about: kaygılanmak