Sınavlar, birçok öğrenci için stresli süreçlerdir. Hedeflere ulaşmak için birer araç olsalar da, çoğu zaman kaygıya neden olurlar. “Ya yapamazsam?”, “Ya emeklerim boşa giderse?” gibi düşünceler, öğrencilerin hem verimli çalışmasını hem de potansiyelini göstermesini engelleyebilir.
Sınav kaygısıyla baş etmenin ilk adımı, kaygıyı tanımaktır. Kalp çarpıntısı, mide ağrısı, odaklanamama gibi fiziksel belirtiler; sürekli olumsuz düşünme gibi zihinsel etkiler kaygının işaretleri olabilir. Bu belirtiler fark edildikçe, baş etme yöntemleri de etkili olmaya başlar.
Nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri, kısa yürüyüşler ya da birine duygularını anlatmak, kaygının şiddetini azaltır. Ayrıca, sınavın hayatın tek belirleyicisi olmadığını hatırlamak da önemlidir. Başarısızlık ihtimali varsa, başarı da mümkündür. Bu dengeyi kabul etmek gerekir.
Planlı çalışma, gerçekçi hedefler koyma ve geçmiş başarıları hatırlamak da güven hissini artırır. Kaygıyı yok etmek değil, onunla birlikte hareket etmeyi öğrenmek gerekir. Çünkü kaygı bir engel değil, doğru yönetildiğinde motivasyon kaynağı olabilir.
Sınav kaygısıyla baş etmenin ilk adımı, kaygıyı tanımaktır. Kalp çarpıntısı, mide ağrısı, odaklanamama gibi fiziksel belirtiler; sürekli olumsuz düşünme gibi zihinsel etkiler kaygının işaretleri olabilir. Bu belirtiler fark edildikçe, baş etme yöntemleri de etkili olmaya başlar.
Nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri, kısa yürüyüşler ya da birine duygularını anlatmak, kaygının şiddetini azaltır. Ayrıca, sınavın hayatın tek belirleyicisi olmadığını hatırlamak da önemlidir. Başarısızlık ihtimali varsa, başarı da mümkündür. Bu dengeyi kabul etmek gerekir.
Planlı çalışma, gerçekçi hedefler koyma ve geçmiş başarıları hatırlamak da güven hissini artırır. Kaygıyı yok etmek değil, onunla birlikte hareket etmeyi öğrenmek gerekir. Çünkü kaygı bir engel değil, doğru yönetildiğinde motivasyon kaynağı olabilir.