Zarf Tümleci Nedir? Özellikleri, Örnekleri – Edat Tümleci

mervetufan

Öğretmen
24 Ağu 2025
400
0
16
Zarf tümleci, yüklemin anlamını zaman, durum, yön, miktar, tarz, vasıta, şart, sebep, birliktelik yönlerinden tamamlayan kelimeler ve kelime gruplarıdır.

» Edat tümleci (edatlı tümleç) olarak adlandırılan tümleçler de birer zarf tümlecidir.

  • Akşama kadar çalıştık.
  • Toprak derin derin ürperdi.
  • Bu şiir yağmur yağarken yazdım.
  • Ben resim çekmeyi de çok seviyorum.
  • Akşama doğru eve varırız.
  • Aşağı inmişti.
  • İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.
  • Bu hastahanede aylarca kalırsa, üç beş ameliyata dayanırsa, kurtarmaya çalışırız.
  • On beş yaşına dek evinden uzun süreli ayrılmadı.
  • Anlatılanları korkuyla dinledik.
  • Hastayı ambulânsla getirmediler; taksiyle getirdiler. vasıta
  • Yağmur yağdığı için sular kesilmiş. sebep
  • Düşüncelerinizi bir kompozisyonla açılayın. araç
  • Bazı öğrenciler anneleriyle gelmişlerdi. birliktelik
» Zarf tümlecini bulmak için yükleme “nasıl?, ne zaman?, ne kadar?, nereye?” ve “kiminle?, neyle?, niçin?, neden?, niye?”soruları sorulur.

  • Sağa sola bakmadan içeri girdi. (Nasıl? Nereye?)
  • İki arkadaş gece boyunca uzun uzun konuştular. (Ne zaman? Nasıl?)
  • Biz, akşamki trenle gideriz. (Neyle?)
  • Raşit’i son gördüğümde Hüseyin’le geziyordu. (Kiminle?)
  • Çocuk korkudan konuşmuyordu. (Neden?)
  • Onu görmek için beklemiştik. (Niçin?)
Zarf Tümleci Türü


İsimler eksiz veya yön, vasıta, eşitlik ve bazı hâl ekleriyle, fiiller de zarf-fiil ekleriyle zarf görevi yapar.

  • Kurduğun devlet asırlarca muzaffer yürüdü.
  • Ankara, uzun tarihinin şaşırtıcı birleşimleriyle doludur.
  • Ayağa kalktı ve kardeşiyle beraber dışarı çıktı.
  • Hana sağ indi, ölü çıktı geçende.
  • Kulak verdin mi yürekten kavala saza.
  • Zaten yarı aç yarı tok ve bitkin bir hâlde olduğundan ayakta fazla duramadı.
  • O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
* Yön, zaman, tarz, sebep, vasıta, miktar ve şart bildiren bütün kelimeler ve kelime grupları zarf tümleci olarak kullanılabilir.

  • Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir.
  • Ankara’ya yaklaştıkça heyecanım artardı.
  • Yavru kedi, hiç de iyileşecek gibi görünmüyordu.
  • Tenha sokakta kaldım oruçsuz ve neşesiz.
  • Cephaneleri bitince süngülerini taktılar ve düşmana doğru yürüdüler.
  • Dört saatlik yolu, iki saatte, köpeklerden korktuğum için tarlaların arasından geçerek yürüyüverdim.
  • Sırtınızdan para kazanmaya çalışırlar, bir kez uğradınız mı depreme.
* Tek kelimelik bazı zarflar ek aldıklarında zarf olmaktan çıkar, zarf tümleci oluşturmazlar.

  • Yarın benimle gelir misin? (zarf)
  • Yarını bekleyemem. (isim)
  • İçeri>içeriye,
  • dışarı>dışarıya,
  • aşağı>aşağıya
Edatlarla kurulanlar (edat tümleçleri ya da edatlı tümleçler)

“ile”


  • Ankara’ya uçakla giderler. (vasıta)
  • Bizi boş vaatlerle kandırdılar. (araç)
  • Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu. (beraberlik)
  • Arabanın gürültüsüyle irkildi. (neden)
  • Öfkeyle kalkan zararla oturur. (nasıl, öfkeli ve zararlı)
  • Sevinçle boynuma sarıldı. (nasıl, sevinçli bir hâlde)
“-E kadar”


  • Dershaneye kadar gidelim.
  • Akşama kadar çalıştık.
“için”

  • Çalışmak için başvurdu. (amacıyla, başvurunun amacı, sebebi)
  • Sınavı kazanmak için çalışmak gerekir.(sınavı kazanmanın şartı)
  • Sıkıldığı için dışarı çıktı. (neden, dışarıya çıkmanın sebebi)
  • Bu ayakkabıyı babam için aldım (özgülük)
  • Bu iş için kaç lira ödedin? (karşılık)
  • Senin için sorun yok tabi. (görelik)
  • Bizim için ne diyorlar? (hakkımızda)
  • Sizin için üç kişilik yer ayrıldı. (aitlik)
“üzere, üzre”

  • Sorunu halletmek üzere gidiyorum. (amaç, için)
  • On dakika konuşmak üzere kürsüye çıktı. (için, amaç)
“-E göre”

  • Başbakana göre enflâsyon düşük. (açısından)
  • Ayağını yorganına göre uzat. (bakarak, ölçüsünde, uygunluk, kadar)
  • Allah dağına göre kış verir. (uygunluk)
  • Anlatılanlara göre ikisi de suçluymuş. (bakılırsa, yönünden)
  • Siz bana göre daha gençsiniz. (karşılaştırma)
  • Kemal, Hasan’a göre daha uzundu. (karşılaştırma)
  • Bana göre ayakkabınız var mı? (uygunluk)
“karşı”

  • Edebiyata karşı ilgim vardı. (hakkında, yönelik)
  • Denize karşı bir balkonu var. (yönelik)
“diye”

  • Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. (amaç)
  • Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. (neden)
“doğru”

  • Ormana doğru yürüdük.
  • Bana doğru bakıyor.
“dolayı, ötürü”


  • Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor.
  • Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor.
“-den” ekiyle de aynı anlam sağlanır.

  • Sıkıldığımdan dışarı çıktım.
“karşın, rağmen “

  • Çok uğraşmama karşın başaramadım.
  • Tanımamasına rağmen onu takdir ediyordu.
“beri”

  • Dün akşamdan beri görülmedi.
  • Okuldan beri hiç susmadı.
  • Yıllardan beri bu köyde yaşamaktalar.
  • Kar, sabahtan beri yağıyor.
“yalnız”

  • Cebinde yalnız yol parası vardı. » (sadece, edat)
  • Beni yalnız sen anlarsın. » (sadece, bir tek)
“ancak”
  • Seni ancak ebediyyetler eder istiab » (sadece)
  • Onu ancak para ilgilendirir. » (sadece, bir tek);
  • Bu işten ancak Hasan Usta anlar. » (sadece)
  • Bu kömür ancak üç ay yeter. » (en fazla, olsa olsa)
  • Sabah çıktılarsa akşama ancak gelirler. » (belki, ihtimal)
Zarf Tümleci Sayısı

Bir cümlede aynı veya farkı türden birkaç tane zarf tümleci bulunabilir. Zaman zarfı genellikle diğer zarf çeşitlerinin önünde, miktar zarfı da yüklemden önce kullanılır.
  • Kızılay’a indiğim zaman, kalabalığa takılmamak için insanlar arasından hızla ilerlerim.
  • Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
  • Eski Şîrâz’ı hayal ettiren ahengiyle.” (YKB)
  • Çocukları ilk gördüğünde çok sevinmişti.